Anasayfa / Aktüel

Göcek’te Deniz Çayırlarına Dijital Kalkan: DERİA ile 17 Koyda Yeni Dönem

Türkiye Çevre Ajansı’nın (TÜÇA) Fethiye-Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde başlattığı DERİA Mapa-Şamandıra Yönetim Sistemi, kontrolsüz demirlemenin deniz tabanında yarattığı tahribatı azaltmayı hedefliyor. Proje kapsamında 17 koya 926 deniz mapası ve 906 tonoz yerleştirilerek 886 tekneye aynı anda bağlama imkânı sağlanacak. Sistem, deniz çayırlarını, biyolojik çeşitliliği ve deniz tabanındaki kültürel mirası korumayı amaçlıyor.

 

Mavi Ekonomi Perspektifinde Göcek: Baskı Altındaki Koylar
Göcek ve Dalaman koyları, Türkiye’nin en önemli kıyı ekosistemleri arasında yer alırken, son yıllarda artan tekne trafiği ve kontrolsüz demirleme faaliyetleri nedeniyle ciddi bir çevresel baskıyla karşı karşıya bulunuyor. Özellikle yaz sezonunda yoğunlaşan yat turizmi, koyların taşıma kapasitesini zorlayarak deniz tabanında fiziksel tahribat, su kalitesinde bozulma ve kıyı şeridinde atık yükünün artması gibi sonuçlar doğuruyor.

Bu tablo, yalnızca ekolojik kaygılarla değil, aynı zamanda “mavi ekonomi” yaklaşımı açısından da kritik bir eşik olarak değerlendiriliyor. Çünkü sürdürülebilir deniz turizmi; biyolojik çeşitlilik, temiz su, sağlıklı habitatlar ve uzun vadeli ekonomik değer üretimi arasında hassas bir denge gerektiriyor. Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA) tarafından hayata geçirilen DERİA Mapa-Şamandıra Yönetim Sistemi, bu dengeyi kurmayı hedefleyen güncel ve ölçekli uygulamalar arasında öne çıkıyor.

DERİA Projesinin Çekirdeği: Deniz Çayırları ve Deniz Tabanı Koruması
TÜÇA’nın açıklamasına göre proje, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un talimatı ve koordinasyonuyla, endemik deniz çayırlarının (Posidonia oceanica) fiziksel tahribatını önlemek amacıyla başlatıldı. Posidonia çayırları, Akdeniz ekosisteminin “anahtar tür” habitatlarından biri olarak kabul ediliyor; karbon tutma kapasitesi, kıyı erozyonunu azaltması ve çok sayıda deniz canlısı için üreme-beslenme alanı sağlaması nedeniyle stratejik önem taşıyor.

DERİA kapsamında 17 koya 926 deniz mapası ve 906 tonoz yerleştirilerek 886 tekneye aynı anda hizmet verebilecek bir bağlama ağı oluşturuluyor. Bu ağ, koylarda rastgele demir atılmasının önüne geçerek, demir zincirlerinin deniz çayırlarını sökmesi ve deniz tabanındaki canlı örtüyü parçalayarak habitatı zayıflatması gibi sorunları azaltmayı amaçlıyor.

Proje metninde dikkat çeken bir diğer vurgu ise deniz tabanındaki kültürel mirasın korunması. Göcek çevresi, antik deniz ticareti ve kıyı yerleşimleri nedeniyle su altı arkeolojisi açısından da hassas bir coğrafya olarak değerlendiriliyor. Dolayısıyla kontrolsüz demirleme, yalnızca biyolojik değil, arkeolojik katmanlarda da geri dönüşsüz hasar riski taşıyor.

Atık Yönetimi ve Dijital İzlenebilirlik: DERİA Platformu
DERİA’yı klasik bir şamandıra sisteminden ayıran temel unsur, atık yönetimiyle entegre edilen dijital yönetim altyapısı. TÜÇA, bölgede dört atık alım teknesi, iki deniz yüzey temizleme teknesi ve bir deniz dibi tarama-temizleme teknesi görevlendirerek hem yüzey hem dip temizlik kapasitesini artırıyor.

Ayrıca Gemi Atık Takip Sistemi (GATS) kapsamı dışında kalan teknelerden kaynaklanan atıkların izlenmesi için Mavi Kart Takip Sistemi (MKTS) çalışmaları sürdürülüyor. Bu yaklaşım, deniz kirliliğinin yalnızca “temizlik operasyonlarıyla” değil, ölçülebilir ve izlenebilir bir yönetişim modeliyle yönetilmesi gerektiği fikrine dayanıyor.
TÜÇA koordinasyonunda kurulacak dijital altyapı sayesinde atık alım süreçlerinin kayıt altına alınması, deniz kirliliği risklerinin erken tespiti ve süreçlerin bütüncül biçimde yönetilmesi hedefleniyor. Böylece ekosistem koruma, denetim ve hizmet sunumu aynı platform üzerinden yürütülebilecek.

Sistem Nasıl İşleyecek? Konaklama Süreleri, Ücretler ve Hizmet Modeli
DERİA’nın merkezinde web sitesi ve mobil uygulama yer alıyor. Tekne sahipleri deria.gov.tr üzerinden koylardaki uygun bağlama noktalarını harita üzerinden görebilecek, yer ayırtabilecek ve ödemelerini çevrim içi şekilde gerçekleştirebilecek. Bu yönüyle sistem, turizm yönetiminde dijital rezervasyon mantığını deniz alanlarına taşıyor.
Uygulama kapsamında tekneler, bir koyda en fazla 3 gün, Göcek bölgesinin tamamında ise arka arkaya en fazla 11 gün konaklayabilecek. Bu kural, sezon boyunca koylarda sabit kalan teknelerin yarattığı yoğunluğu azaltmayı ve alanın dinamik biçimde paylaşılmasını sağlamayı amaçlıyor.

Koya varışta tekneleri 7/24 hizmet verecek TÜÇA palamar ekipleri karşılayacak; bağlama işlemi güvenli şekilde yürütülecek. Konaklama düzeni “otel sistemi” benzeri bir takvimle planlanıyor: giriş 14.00, çıkış 12.00.
Ücretlendirme tarafında, DERİA sisteminde 15 metrelik bir teknenin yıllık ortalama günlük bağlama ücreti 1250 TL olarak duyuruldu. TÜÇA Başkanı Nurullah Öztürk ise sistemin kar amacı gütmeyen, ekosistem odaklı bir model olduğunu; elde edilen gelirin denizlerin ve çevrenin korunmasına aktarılacağını vurguladı. Öztürk, Göcek’in yalnızca “masmavi sularıyla” değil, korunmuş doğasıyla da örnek bir mavi ekonomi merkezi haline geleceğini ifade etti.

Kaynak: Gülseli Kenarlı aa