Anasayfa / Etkinlikler

Erdoğan Aslan, Batık Şehir Kekova'yı anlatacak

Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Erdoğan Aslan, Antalya'da AKMED konferans salonunda 26 Ocak Cumartesi günü Kekova Adası Sualtı Koruma ve Kurtarma Kazısına dair bulguları anlatacak.

 

Koç Üniversitesi Suna & İnan Kıraç Akdeniz Medeniyetleri Araştırma Merkezi (AKMED) konferans salonu 26 Ocak Cumartesi günü Saat 14.30'da Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Erdoğan Aslan'ı ağırlayacak.

Uzmanlık alanı Sualtı Arkeolojisi olan Doç. Dr. Erdoğan Aslan'ın Barbaros Mah. Kocatepe Sok. No:22 / 07100 Kaleiçi – Antalya adresinde vereceği konferansın konu başlığı; Kekova Adası Arkeolojik Yüzey / Sualtı Araştırmaları, Sualtı Koruma ve Kurtarma Kazısı

AKMED'den konuyla ilgili yapılan açıklamada konferans içeriğine dair şu bilgiler yer aldı: "Ülkemizin Akdeniz kıyılarındaki en büyük adası olan Kekova, çoğunlukla dik yamaçlı ve dağlık bir yapıdadır. Adanın dağlık yapısı tarıma uygun olmamakla birlikte kentsel yerleşimi de oldukça kısıtlamaktadır. Bu nedenle adanın sadece üç bölümünde kıyı yerleşimi bulunmaktadır. Bölgede Batık Şehir olarak da anılan adanın kıyı bölümlerinde yer alan
limanlar ve konutlar Milattan Sonra 141 yılında bölgede yaşanan büyük bir deprem sonucu sualtında kalmıştır. Ada üzerinde yürütülen bilimsel çalışmalarda, Kekova Adası yerleşimlerinin ve sualtı kültür varlıklarının genel değerlendirmesi ile adanın antik çağ yerleşim tarihi, ticari ilişkileri, sivil mimari özellikleri, antik çağ deniz ticaret rotası üzerindeki konumu ve önemi, ana karada yer alan yerleşimlerle bağlantısı ve ilişkileri gibi konular araştırılmaktadır. Ada kıyılarında sualtında ise binlerle ifade edilebilecek sayıda amphora ve onlarca farklı tip günlük kullanım eşyaları bulunmaktadır. Bu amphora yoğunluğu ve iki bin yüz yıl gibi uzun bir süreçte her dönemden buluntunun var olması, Kekova Adası’nın diğer önemli bir özelliğini ortaya koymaktadır. Ayrıca Adanın, Anadolu’nun güney kıyılarındaki doğu-batı yönlü deniz ticaret güzergâhları üzerinde bulunması, iki bin yüz yıllık süreçte Akdeniz ticari faaliyetinin kesintisiz gözlemlenebildiği önemli merkezlerden biri olduğunu göstermektedir."