Düzce’de Yüzyıllık Bıçakçılık Geleneği Aile Atölyesinde Yaşatılıyor
Düzce’nin Kaynaşlı ilçesinde yaşayan somut olmayan kültürel miras taşıyıcısı Recep Ergin, yaklaşık bir asırlık aile zanaati olan bıçakçılığı eşi Sema Ergin’in desteğiyle geleceğe taşımayı sürdürüyor. Geleneksel teknikleri modern tasarım anlayışıyla birleştiren Ergin ailesi, coğrafi işaret tescilli Düzce bıçaklarını tamamen el emeğiyle üreterek hem Türkiye’ye hem de yurt dışına ulaştırıyor. Ahşap oyma, gravür, telkari ve doğal deri işçiliğiyle hazırlanan ürünler, kültürel mirasın yaşayan örnekler
Ata Mirası Zanaat Üçüncü Kuşakta Yaşamını Sürdürüyor
Düzce’nin Kaynaşlı ilçesine bağlı Tavak köyünde yaşayan 39 yaşındaki Recep Ergin, büyük dedesi Mehmet Ergin ile 1920’li yıllarda başlayan aile mesleğini günümüzde sürdüren son temsilcilerden biri olarak dikkat çekiyor. Çocukluk yıllarında dedesi ve babası Bekir Ergin’in yanında büyüyen Ergin, farklı sektörlerde çalıştıktan sonra 2015 yılında ata yadigârı bıçakçılık zanaatine yönelerek evinin yanında kurduğu atölyede üretime başladı.
İnternet araştırmaları ve bölgedeki ustalardan aldığı eğitimlerle kendisini geliştiren Ergin, Karadeniz Bölgesi’ne özgü geleneksel bıçak modellerini yeniden yorumladı. 2017 yılından itibaren coğrafi işaret tescilli “Düzce bıçağı” üretimine başlayan usta, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından verilen “Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı” sanatçı tanıtım kartını da iki yıl önce almaya hak kazandı.
Recep Ergin’in ürettiği bıçaklar yalnızca kullanım amacı taşımıyor; aynı zamanda yüksek işçilikle hazırlanan koleksiyon değeri taşıyan kültürel objeler olarak da öne çıkıyor. Namlu kısmında farklı çelik türleri kullanan usta, kabzalarda ise ahşap, bronz, bakır, alüminyum ve pirinç gibi materyallerden yararlanıyor. Telkari, gravür ve ahşap oyma teknikleriyle süslenen ürünler, geleneksel el sanatlarının çağdaş yorumları arasında değerlendiriliyor.
Geleneksel Deri İşçiliğinde Kadın Eli
Atölyenin üretim sürecinde Recep Ergin’in en büyük destekçisi ise eşi Sema Ergin. Üç çocuk annesi olan Sema Ergin, bıçakların kılıf üretiminde kullanılan doğal deri işçiliğini kendi çabasıyla öğrenerek aile zanaatine dahil oldu. Online eğitimler ve videolar aracılığıyla tekniklerini geliştiren Ergin, “full vegetal deri” olarak tanımlanan tamamen bitkisel yöntemlerle işlenmiş doğal derileri el emeğiyle şekillendiriyor.
Kesim, boyama, dövme ve dikim aşamalarının tamamını elle gerçekleştiren Sema Ergin, ürettikleri ürünlerin büyük emek ve sabır gerektirdiğini vurguluyor. Çift, bugün hem geleneksel zanaatı yaşatmak hem de bu kültürel mirası çocuklarına aktararak uluslararası ölçekte görünür hale getirmek için çalışmalarını sürdürüyor.
Recep Ergin ise zanaatın geleceğine dair en büyük sorunun çırak eksikliği olduğuna dikkat çekiyor. Gençlerin kısa sürede sonuç almak istediğini belirten usta, bıçakçılığın yıllar süren sabır ve deneyim gerektiren bir sanat olduğunu ifade ediyor.