Anasayfa / Paleontoloji

Dicynodont'un hayalet izlerinin gerçek olduğu anlaşıldı

Dışarı sarkan dişleri ve kaplumbağa benzeri gagaları olan tuhaf otoburların neslinin, Geç Triyas Döneminde yok olduğu sanılıyordu. Ama onların dinozorlar çağına kadar yaşamayı başardıkları anlaşıldı. 140 yıllık fosiller paleontolojik gizemi aydınlattı.

 

Dinozorların yeryüzünde belirmesinden yaklaşık 260 milyon yıl önce yeryüzünde Dicynodont adı verilen bir grup omurgalı memeli hayvan yaşıyordu.

Filer ve domuzlar gibi dışarı sarkan dişleri ve kaplumbağa benzeri gagaları olan tuhaf otoburların neslinin, Geç Triyas Döneminde yok olduğu tahmin ediliyordu.

210 milyon yıl önce, dinozorlar ortaya çıktıklarında Dicynodontların neslinin çoktan kuruduğu sanılıyordu.

 AYAK İZLERİ ONLARIN HÂLÂ YAŞADIĞINA İNANDIRAMAMIŞTI

1950'li yıllarında dicynodontslara ait olabilecek bazı ayak izleri, dinozor ayak izleri arasında tespit edilmişti. Paleontologlara göre bu normal değildi. Çünkü dinozorlar çağında dicynodont türünün neslinin tükenmiş olması gerekiyordu. Onların dinozorlarla birlikte yaşaması teorik olarak mümkün görünmüyordu.

Bu nedenle söz konusu izler, paleontoloji tarihine 'hayalet' fosil ayak izleri olarak geçti.

 

Güney Afrika'da dicynodontların ayak izlerine benzer izler, dinozorların ayak izleri ile yanyana bulunmuştu ama iki türün bir arada yaşamasını imkansız olduğunu düşünen bilimadamları fosil kayıtlarını "hayalet dicynodont izleri" olarak tutmuş ve ayakları Dicynodontları andıran bir dinozor türü olabileceğini ileri sürmüşlerdi.

Hayalet Dicynodont ayak izleri, paleontologlar tarafından onların sanıldığından daha uzun süre hayatta kaldıklarına dair yeterli kanıt sayılmamıştı.

HAYALET AYAK İZLERİNİN ONLARA AİT OLDUĞU KANITLANDI

Oysa bu bir yanılgıydı. Çünkü 19. yüzyılda tarih öncesi çağlara meraklı bir keşiş tarafından keşfedilen fosiller, memeli benzeri otçul, hem sürüngenleri hem de omurgalı kara hayvanını andıran gagalı çeneli ve erkeklerde çenenin yanından dışa uzanan iki dişi daha bulunan "dicynodon"lara ait çıktı. Üstelik fosiller Geç Permiyen ve Triyas dönemlerine tarihleniyordu.

Bu fosiller üzerinde yapılan yeni bilimsel çalışma, "hayalet" izlerin de Dicynodontları ait olduğunu doğruluyor ve bu tuhaf memeli otoburların dinozorlarla birlikte yaşadığını kanıtlıyor.

1870 yılında keşfedilen fosil koleksiyonu üzerindeki araştırma, antik ekosistemler hakkındaki bilgileri artırırken, ayak izlerinin ve amatör bilim adamlarının keşiflerinin de sıklıkla gözden kaçan önemini gösteriyor.

Kuzey Carolina Doğal Bilimler Müzesi Paleontoloji Araştırma Küratörü ve konuyla ilgili makalenin yazarı Dr. Christian Kammerer; "Her ne kadar paleontolojik keşifler yeni saha çalışmalarından gelmeye eğilimli olsa da çoğu müzelerde bulunan fosil örneklerinden yola çıkılarrak önemli sonuçlara ulaşılabiliyor. Bu gizemi çözen ayakizleri 1870'lerde Alfred "Gogga" Brown tarafından Güney Afrika'da toplandı. Brown, amatör paleontolog olan bir keşişti.  Brown, topladığı fosilleri, 1876'da Viyana'daki Doğa Tarihi Müzesi'ne göndermişti. İzler müzenin koleksiyonuna alınmış ama ondan sonra üzerinde çalışılmamıştı. Viyana'daki Brown koleksiyonlarının büyük ölçüde araştırılmamış olduğunu biliyordum. Öte yandan Geç Triyas koleksiyonlarının sadece dinozor fosillerinden oluştuğuna dair genel kanı vardı. Bu açıdan araştıma sonuzu büyük sürpriz oluşturdu.  'Diinozor' fosillerinin arasında,  dikenodont çene ve kol kemikleri olduğunu fark ettim” dedi.

Kammerer; "Çalışma esnasına, dinozodontlara ait kafatası, bacak ve omurga parçaları ile yine ona ait kemikler buldum. Bu çok heyecan verici. Bir asırdır bu koleksiyon müzede olmasına rağmen, kime aralarında Güney Afrika'nın Geç Triyas döneminde yaşamış bir  dikenodontun iskelet parçaları yer aldığını fark edememişti. Bu noktadan önce, dicynodontların o çağda da yaşadığının tek kanıtı 1950'lerde Güney Afrika Geç Triyasında bulunan ve onlara ait olduğuna şüphe ile yaklaşılan ayak izleriydi.Şimdi Pentasauropus incredibilis ((İnanılmaz beş parmaklı kertenkele ayağı) türüne ait kısa beş parmaklı ayak izlerinin Geç Triyas'ta yaşayan yaşlı dicynodontlara ait olduğuna dair kuşku kalmadı.  Amatör paleontolog "Gogga" Brown'ın paleontolojiye katkıları sayesinde bunu kanıtladık. Bu nedenle de yeni keşfedilen dicynodontu "Pentasaurus goggai" olarak isimlendirdik. Pentasaurus vakası, tanımlanamayan fosillerin, tarih öncesini daha iy anlamak için yeniden incelenmesi gerektiğini de gösteriyor.  140 yıl önce büyük ölçüde göz ardı edilen 'Gogga' Brown gibi amatör araştırmacıların, ayak izlerinden elde deilen kanıtlarla, bugün büyük bir gizemi aydınlanttık" şeklinde konuştu. 

Zülfikar Emin - Arkeolojikhaber.com