Çivi yazısında bir transkripsiyon engeli daha bireysel el yazısı tanıyan yazılımla aşıldı
Würzburg ve Mainz’daki araştırmacıların, çivi yazılı tablet parçalarını birleştirmek için geliştirdiği yapay zeka destekli yeni yazılım Palaeographicum, Hititçe'nin dijital transkripsiyondaki bazı sorunları aşmayı vaat ediyor. Program binlerce yıllık el yazısı stillerini saniyeler içinde karşılaştırarak, katiplerin stillerini ayrıştırabiliyor.
AI’nin Sürekli Öğrenme kabiliyeti Hititçe tablet çevirileri için umut veriyor
Dijital kataloglar ve 3D tarama araçları yıllardır Hitit tabletleri üzerinde çalışıyordu; ancak çivi işaretlerinin üç boyutlu yapısı, ışık açısına bağlı okunabilirlik sorunları ve yazıcıların bireysel üsluplarının bilgisayarca ayırt edilememesi, transkripsiyon hatalarına yol açıyordu. Würzburg-Mainz ekibinin yapay zeka destekli yeni versiyonu Palaeographicum, işte bu temel engelleri ortadan kaldırarak saatler süren karşılaştırmaları dakikalara indiriyor. Her ne kadar kelimleri anlamladırma ve cümla tahlillerinde daha aşılacak pek çok engel olsa da işin artık biraz daha kolay olduğu da gerçek.
Eski Sistemlerin Çözemediği Problem: Üç Boyutlu İşaretler ve Bireysel Üslup FarklarıWürzburg Üniversitesi'nden yapılan açıklamaya göre; Daha önce kullanılan dijital araçlar (örneğin 2014’te tanıtılan 3D karakter yakalama sistemi), çivi işaretlerinin biçimini kaydedebiliyordu. Ancak asıl zorluk, her yazıcının stilusunu farklı açı, basınç ve hızla kil tablete işlemesinden kaynaklanan “el yazısı” farklılıklarını otomatik olarak tanımaktı. Ayrıca fotoğraflarda ışığın geliş açısına göre karakterler ya tam okunabiliyor ya da neredeyse görünmez hale geliyordu. Bu durum, transkripsiyon sırasında iki farklı araştırmacının aynı işareti farklı şekilde okumasına, hatta bazı işaretlerin tamamen atlanmasına neden oluyordu.
Prof. Gerfrid Müller, “Çıplak gözle bunu yapmak çok yavaş ve zordur; üstelik önceki yazılımlar, bir yazıcının stilus çekişindeki ‘sıçrayışları’ ya da karakter aralıklarındaki alışkanlıkları ayırt edemiyordu” diyor.
******************************************
Yaklaşık on santimetre genişliğindeki bu çivi yazısı tablet, bir törensel ritüeli anlatıyor. Metin satırları uzaktan bile net bir şekilde görülebiliyor. Daha yakından bakıldığında (sağda), tabletin yüzeyinin ne kadar aşınmış olduğu ortaya çıkıyor. Yapay zeka, buna rağmen işaretleri tanımlamaya yardımcı oluyor. (Görsel: Daniel Schwemer / Würzburg Üniversitesi)
******************************************
Palaeographicum Beş Milyon İşaret Üzerinden Anlık Eşleme YapabiliyorWürzburg Üniversitesi’nin geliştirdiği yeni versiyonun temel farkı, sadece işaret biçimini değil, aynı işaretin farklı yazıcılardaki bireysel yorumunu da öğrenebilen bir yapay zeka modeli kullanmasıdır. Sistem, Hethitologie-Portal’daki 70.000 fotoğraf üzerinden beş milyondan fazla çivi işaretini tarar. Daha önceki sistemler, aynı tablete ait beş fragmandaki el yazısı karşılaştırmasını üç günde yapabiliyorken, Palaeographicum bunu beş dakikaya indiriyor.
Aşılması zor görülen bir diğer engel: Yazıcıların çalışma koşullarına göre değişen üslupları (örneğin evde sakin ortamda yazılan tabletler ile tarlada aceleyle tutulan notlar). Eski sistemler bu değişkenliği yönetemezken, sürekli yeniden eğitilen AI, ekibin ifadesiyle “kullanıcı talepleri doğrultusunda teknik olarak mümkünse” güncelleniyor. Bu sayede sadece transkripsiyon değil, aynı zamanda tarihsiz tabletlerin paleografik yöntemle tarihlendirilmesi de mümkün hale geliyor.
Bir sonraki hedef ise AI’nın, her bir yazıcının kariyeri boyunca ürettiği tüm tabletleri otomatik olarak tanıması ve böylece Hitit yazı kültürünün sosyal tarihini yazabilmek.
Arkeolojikhaber.com