Anasayfa / Arkeoloji / Türkiye

Çayönü arkeolojik alanında iyi durumda 3 sandık tipi mezar bulundu

Diyarbakır'daki Çayönü Höyüğü'de sandık tipi 3 yeni mezar daha bulunduğunu açıklayan Kazı Başkanı Arkeolog Prof. Dr. Aslı Erim Özdoğan: "Mezarların bozulmadan elimize geçmesi antropolojik açıdan önemli. Dışarıdan çok fazla müdahale olmadığı için DNA analizi yapma imkanı veriyor" dedi.

 

Diyarbakır'ın Ergani ilçesinde neolitik dönemin izlerini taşıyan Çayönü Höyüğü'nde yürütülen arkeolojik kazılarda ilki geçen yıl bulunan sandık tipi mezarın bu yıl yenilerine ulaşıldı.

Alanda sandık tipi 3 yeni mezar bulundu. Mezarlardan en büyüğünün kapağı bugün açıldı.  Mezarın toprak dolgusu ile güçlendirildiği görüldü. Mezar içerisindeki cesedin korunması amacıyla yapılan dolgu, antropolog ve arkeologlarca hassasiyetle süpürülerek incelenecek.

Geçen yıl yapılan çalışmalarda milattan önce 3 bininci yıllara ait olan bir yapı ve eklentilerini tespit ettiklerini anlatan Özdoğan, "Bu yapının kuzey devamını bu sene araştırdık. Aynı zamanda geçen yıl bir sandık tipi mezarımız vardı. Hiç beklemediğimiz bir zamanda geçen yıl bulunan mezarın çok yakınında biri bozulmuş 3 sandık tipi mezara daha ulaştık. Antropologların incelemesinin ardından net bulgulara ulaşacağız" dedi.

"Mezarın bozulmadan elimize geçmesi antropolojik açıdan önemli. Dışarıdan çok fazla müdahale olmadığı için DNA analizi yapma imkanı veriyor. Bir de içerisindeki buluntulara dışarıdan herhangi bir şekilde müdahale edilmediğini göstermesi açısından önemli. Hem arkeolojik malzemenin hem de antropolojik malzemenin bırakıldığı gibi bugüne ulaştığının bir tür garantisi sandık tipi mezar." açıklamasında bulunan Özdoğan, Çayönü yerleşim alanının Kuzey Mezopotamya için önemli bir yere sahip olduğunu kaydetti.

Kazı başkanı Prof. Dr. Özdoğan, gazetecilere, iki farklı zaman dilimine yönelik çalışma yürüttüklerini, bunların çanak çömlekli neolitik ve İlk Tunç Çağı olduğunu belirtti.

Göçebelikten yerleşik yaşantıya, avcılık ve toplayıcılıktan üreticiliğe geçilip tarıma ilk başlanılan yerler arasında bulunan höyük, yaklaşık 10 bin yıl önceye tarihlenmesiyle sadece bölge değil, dünya uygarlık tarihi için de büyük önem taşıyor.

İçinde 400'den fazla bireye ait kemik ve kafatasının depolandığı "Kafataslı Yapı", mozaikli yapı "Terrazo Binası"nın gün ışığına çıkarıldığı höyükte 1964 yılında başlatılan, 1991'de güvenlik nedeniyle ara verilen ve 7 yıl önce yeniden başlatılan arkeolojik kazılar, Prof. Dr. Aslı Erim Özdoğan'ın başkanlığındaki ekip tarafından yürütülüyor.

AA