Anasayfa / Kültürel ve Doğal Miras

Ayasofya'nın yeni dönemde korunması için kapsamlı bir Yönetim Planı önerildi

Kültürel ve Doğal Mirası İzleme Platformu yaptığı açıklama ile benzersiz bir Üstün Evrensel Değer Taşıyan Varlık olarak Ayasofya Camisi'nin Unesco Dünya Mirası Listesi’ne alınması sırasında belirlenen kriterlere uyumu bundan sonra da dikkatlice korunması gerektiğine dikkat çekti.

 

Ayasofya Camisi'nin bir kısmının ücretli ziyarete açılması uygulaması ve kepenkli kapıdan ziyaretçi alımı tartışmaları ile Fetih yadigarı caminin korunmasına yönelik çalışmaları yeniden gündeme geldi.

Kültürel ve Doğal Mirası İzleme  Platformu adına bir açıklama yapan platform sözcüsü editör arkeolog Nezih Başgelen, konuyla ilgili öneriler sundu..

Açıklamada şu ifadeler yer aldı: 

Ayasofya "Üstün Evrensel Değer Taşıyan Varlıklar" açısından benzersiz bir örnektir. Unesco Dünya Mirası Listesi’ne alınması sırasında belirlenen kriterlere uyumu bundan sonra da dikkatlice korunmalıdır. Yapının bu özelliklerinin daha etkin bir şekilde korunabilmesi açısından etkin bir yönetim modelinin rasyonel bir çerçevede uygulanması daha da önem kazanmaktadır.

Yeniden ziyarete açılan galeriler bölümündeki Ortaçağ resim sanatının şaheseri ve Rönesansın habercisi sayılan Deesis mozaiği başta olmak üzere diğer sanatsal değerlerin çok yönlü korunması önemlidir. Ayrıca galeri mermerlerinde Osmanlı öncesi ziyaretçilerinin anılarını yaşatan sayısız graffitilerin varlığı yeniden düzenlemelerde de dikkate alınmalı. Ayasofya’nın her türlü dış etkenlere / tehditlere karşı korunması, yapıyı bugüne kadar getiren taşıyıcı sistemlerinin güvenliğinin sağlanması için içte ve dışta her yerinin 7/24 sürekli (yapı içinde, İstanbul Emniyetinde ve Ankara'da) izlenebileceği daha yetkin bir sistemin kurulması özellikle daha yoğun ziyaretçisi olacağı bu yeni dönemde hayati önemdedir.

UNESCO ve Kültür Bakanlığı tarafından 2000 yılında İstanbul’da düzenlenen Ayasofya’nın taşıyıcı sistemi ile ilgili sorunların tartışıldığı ve yapılabilecek araştırmaların değerlendirildiği toplantının tutanakları ve daha sonra yapılan çalışmaların sonuçları yapının yeni sorumlularıyla paylaşılmalı. Olası İstanbul depremine karşı her türlü tedbir ve senaryo titizlikle takip edilmelidir.

Ayasofya'nın aynı yaşlı bir insan gibi bünyesinin gösterdiği hayati sorunların sürekli farklı uzmanların gözetiminde olması ve hassas bakımınının sağlanması hayati önemdedir. Diyanet İşleri Başkanlığı'na Ayasofya için çatıdan zemine sürekli bir bakım ekibinin oluşturulması tavsiye edilebilinir.

Dünya Mirası Ayasofya için bu yeni döneme yönelik kapsamlı bir Yönetim Planının olması daha da önem kazanmiştır. Bilim Kurulu'nun yeni takviyelerle bundan sonra daha aktif devrede kalması, karar süreçlerinin şeffaf olması ve uygulamaların denetlenebilir olması ise her açıdan önem taşımaktadır."