Anasayfa / Arkeoloji / Türkiye

Assos Antik kenti çöplüğünde bulunan eserler de ayrı birer arkeoloji tezi konusu

Assos'taki çeşmenin yanında bulunan boşluğun 2. yüzyıldan 6. yüzyıla kadar ev atıklarının atıldığı bir alan olarak kullanıldığını dile getiren Kazı Başkanı Prof. Dr. Nurettin Arslan, "burada bulduğumuz malzemeler hem arkeoloji hem de üretim teknikleri açısından oldukça önemli" dedi.

 

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurettin Arslan başkanlığındaki kazı heyeti, Assos Antik kenti arkeoloji kazılarında gün ışığına çıkardıkları eşyalarla, antik çağda insanların yemekleri nasıl pişirdikleri ve servis ettikleri, hangi hayvanları tükettikleri, hangi araç ve gereçleri kullandıkları gibi sorulara yanıt arıyor.

"Bothros" adı verilen çöplükte yapılan kazılarda, günlük eşyalara ait yüzlerce parçanın yanı sıra ham madde olarak nitelendirilen bazı malzemeler de ilk kez gün yüzüne çıkarılıyor.

Konservatörler, her biri yapbozu andıran eşyalara ait parçaları uzun uğraşlar sonunda bir araya getirerek antik yaşama ait malzemeleri bugüne ulaştırıyor.

Neme karşı önlem almak için kullanılan boşluk zamanla çöplük olarak kullanılmış

Prof. Dr. Nurettin Arslan, Assos Antik Kenti'ndeki çöplüğün "agora" olarak bilinen meydanın doğu kenarındaki Roma dönemine ait bir çeşme yapısının kenarındaki boşlukta yer aldığını söyledi.

Assos'ta yapılar inşa edilirken genelde kayalık bir bölge olduğu için ana kayanın kesilmesi gerektiğini belirten Arslan, "Roma dönemindeki çeşme yapılırken de ana kaya kesilmiş. Arada neme karşı önlem almak için yaklaşık yarım metre civarında boşluk bırakılmış. İki bu boşluklar çeşme faaliyetteyken hiçbir şekilde çöp atılmıyor fakat çeşme işlevini kaybettikten sonra bu boşluklar ya da alanlar, mekanlar, çevrede yaşayan insanların evlerinde açığa çıkan her türlü çöpün atıldığı bir alana dönüşüyor." dedi.

Arslan, bu çöp alanlarının antik dönemde "bothros" olarak adlandırıldığı bilgisini verdi.

Assos'taki çeşmenin yanında bulunan boşluğun 2. yüzyıldan 6. yüzyıla kadar ev atıklarının atıldığı bir alan olarak kullanıldığını dile getiren Arslan, şöyle devam etti: "Burada ele geçen her türlü parçanın dikkatli toplanması, istatistiğinin yapılması, gruplara ayrılıp tekrar birleşip birleşmediğine bakılması gerekiyor. Bu uzun soluklu çok zor bir iş. Biz burada bunu denemek istedik. Çünkü bizim amacımız sadece alanları, mekanları ortaya çıkarmak değil. Bu kentteki insanların evlerinde yemekleri nasıl pişirdikleri, nasıl servis yaptıkları, hangi tür hayvanları yedikleri ya da hangi aydınlatma araç ve gereçleri kullandıkları gibi soruların cevaplarını aramamız gerekiyor. Bu soruların cevapları da doğal olarak antik çöplükte yer almakta."

Assos'un antik çöğlüğünden neler çıktı?

Arslan, çöplükten çıkarılan eserler arasında Roma döneminde "sigillata" denilen kırmızı astarlı kapların, Afrika'da "terra sigillata" olarak bilinen ve üzerlerinde askılar, haçlar olan seramiklerin çoğunlukta olduğunu aktararak, domuz ve büyükbaş olmak üzere o dönem tüketilen hayvanlara ait kemiklere de ulaştıklarını belirtti.
Prof. Dr. Arslan, "İnsanların yazı yazmak için kullandıkları ya da merhemleri karıştırmak için ihtiyaç duydukları küçük kaşıklar, kalemler ele geçti. Bu her yerde bulunan bir bulgu ancak Assos'taki bu bulguyu önemli kılan, 'stylus' dediğimiz kalemler ya da küçük kaşıkların, balıkların sırtlarındaki yüzgeç kemiklerinden yapıldığını öğrendik. Bu bizim için önemli. Bugüne kadar bu tür aletlerin üretildiğini biliyoruz fakat bunlara ait ham maddeyi bulma şansımız yoktu ama bu çöplükte balık kemiklerinden üretilmiş olan aletlerin yanında henüz işlenmemiş olan ham maddeleri bir arada gördük. O yüzden hem arkeoloji hem de üretim teknikleri açısından oldukça önemli." diye konuştu.

Çiğdem Münibe Alyanak - AA