Anasayfa / Arkeoloji / Türkiye

Asırlardır yalnız çizimi bilinen Konya'daki Selçuklu Kapısını arkeologlar ortaya çıkarıyor

Konya kent merkezinde süren arkeoloji kazılarda, tarihi kaynaklar, gravürler ve 19. yüzyıl fotoğraflarından bilinen Larende Kapısı'nın yanı sıra sur duvarları ve burçların önemli bölümleri de ortaya çıkarıldı. Konya'nın Larende Kapısı kazısı bu açıdan, yalnızca bir Selçuklu kapısının yeniden bulunmasının ötesinde, başkent Konya'nın kaybolmuş şehir dokusunun arkeoloji yoluyla yeniden okunması anlamına geliyor

 

 Konya'nın Larende Kapısı kazıyla gün yüzüne çıktı

 Anadolu Selçuklu Devleti'nin başkenti Konya'nın ortaçağdaki savunma sisteminin önemli parçalarından biri olan Larende Kapısı ve çevresindeki dış sur hattı, arkeolojik kazılarla yeniden gün yüzüne çıkarılıyor.

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Larende Caddesi'nde büyük hayalin gerçeğe dönüştüğüne şahitlik edildiğini belirterek, "Burada hatırlayacağınız üzere inşaat malzemecilerinden oluşan bir yapı stoku vardı. Onları Ereğli yolundaki yeni alanlarına taşıyarak buradaki kentsel dönüşüm çalışması kapsamında dükkanları kaldırdık ve Konya'nın dış surlarının olduğunu hayal ettiğimiz yerde kazılara başladık. Aslında bu kadar muhkem bir şekilde korunduğunu düşünmüyordum. Özellikle Larende kapısının bulunduğu alanda arkeolojik kazı yapan ekibe teşekkür ediyorum. Çok titiz bir çalışma neticesinde surun büyük bir kısmı ortaya çıkarıldı ve şimdi rekonstrüksiyonla ilgili çalışmalar yürütülüyor" dedi.

Konya kent merkezinde yürütülen kazılarda, tarihi kaynaklar, gravürler ve 19. yüzyıl fotoğraflarından bilinen Larende Kapısı'nın yanı sıra sur duvarları ve burçların önemli bölümleri ortaya çıkarıldı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Konya Büyükşehir Belediyesi işbirliğinde, Konya Müze Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar, bugün kent dokusunun altında kalan Selçuklu başkentinin savunma sisteminin nasıl şekillendiğine ilişkin yeni veriler sağlıyor.

Kazı alanı, Sahip Ata Külliyesi ile Sırçalı Medrese arasındaki bölgede, eski Larende Caddesi çevresinde yer alıyor.

1221'de inşa edilen surların izleri bulundu

Kazı çalışmalarının önceki aşamalarında yaklaşık 120 metrelik dış sur bölümü açığa çıkarılmış, Larende Kapısı'nın yaklaşık 11 metre genişliğindeki temel yapısına ulaşılmıştı. Yaklaşık 3 metre kalınlığındaki surların taş ve moloz dolgulu sandık duvar tekniğiyle inşa edildiği belirlenmişti. Kazılarda ayrıca savunma hendeğine ve köprü ayaklarına ilişkin kalıntılar da tespit edilmişti.

Kazı sorumlusu Mehmet Ali Çelebi, önceki açıklamalarında bu bulguların Konya'nın dış surlarının güzergahına ilişkin uzun süredir tartışılan bazı sorulara arkeolojik verilerle yanıt verdiğini belirtmişti.

Tarihi kaynaklara göre Konya'nın dış sur sistemi, Anadolu Selçuklu Sultanı I. Alâeddin Keykubad döneminde, 13. yüzyılın ilk yarısında inşa edildi. Konya, 1097'den 1307'ye kadar Anadolu Selçuklu Devleti'nin başkentliğini yaptı.

Sur sisteminin inşası, Anadolu'da Moğol tehdidinin giderek güçlendiği bir döneme denk geliyordu. Kazı verileri, yalnızca surların varlığını değil, kapılar, burçlar, hendek ve geçiş düzenlemeleriyle birlikte kentin nasıl savunulduğuna ilişkin daha bütünlüklü bir tablo oluşturma imkanı sunuyor.

Larende Kapısı yalnızca bir şehir kapısı değildi

Larende Kapısı, adını Konya'nın güneyindeki Larende'ye, yani bugünkü Karaman yönüne açılan güzergah üzerindeki konumundan alıyordu.

Kazı ekibinin daha önce aktardığı bilgilere göre kapı, Konya'nın 12 kapısından biriydi ve devlet bütçesiyle yaptırılan dört anıtsal kapı arasında yer alıyordu. Kapının ön cephesinde bulunan ve döneminin taş işçiliğini yansıtan bazı süsleme unsurları ise bugün Karatay Medresesi Çini Eserler Müzesi'nde korunuyor.

Bu nedenle kazı yalnızca kaybolmuş bir duvarın bulunması anlamına gelmiyor. Larende Kapısı'nın ortaya çıkarılması, Selçuklu döneminde Konya'nın kent planının, ulaşım güzergahlarının ve savunma düzeninin yeniden okunabilmesi açısından da önem taşıyor.

Üstelik yapının varlığı uzun süre tamamen unutulmuş değildi. Seyyahların çizimleri ve 19. yüzyılın sonlarına ait fotoğraflar, kapının ve surların geçmişte nasıl göründüğüne ilişkin görsel belgeler bırakmıştı. Arkeolojik kazı, bu belgelerde görülen yapının fiziksel kalıntılarını yeniden kent toprağının üzerinden görünür hale getiriyor.

Sanayi yapılarının altında kalan sur hattı

Kazının hikayesinin ilginç taraflarından biri de arkeolojinin doğrudan modern kent dönüşümüyle kesişmesi.

Larende Caddesi çevresindeki alan uzun yıllar boyunca yapılaşmanın ve ticari faaliyetlerin bulunduğu bir bölgeydi. Bölgedeki yapıların kaldırılması ve kentsel dönüşüm çalışmaları sonrasında, tarihi kaynaklarda surların bulunduğu belirtilen kesimlerde arkeolojik araştırmalar başlatıldı.

Böylece bugün yoğun kent dokusunun içinde kalan bir alanın altında, Selçuklu başkentinin savunma sistemine ait mimari kalıntılar araştırılmaya başlandı.

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, kazı alanındaki incelemesi sırasında surların beklenenden daha iyi korunmuş bölümlerinin bulunduğunu belirterek çalışmaların devam edeceğini açıkladı.

Kazıların yalnızca tek bir yapı üzerinde değil, Sahib Ata ile Sırçalı arasındaki sur hattı üzerinde sürdürülmesi, araştırmanın kapsamını da genişletiyor.

Konya'nın kayıp surları yeniden haritalanabilir

Konya'nın dış surlarının önemli bölümünün zaman içinde ortadan kalkması, modern kent içinde bu savunma sisteminin güzergahının takip edilmesini güçleştirmişti.

Yeni kazılar bu nedenle tek tek mimari parçaların ortaya çıkarılmasından daha büyük bir anlam taşıyor. Sur duvarları, burçlar, kapı, hendek ve köprü kalıntılarının birlikte değerlendirilmesi, Selçuklu Konya'sının savunma mimarisinin yeniden modellenmesine imkan sağlayabilir.

Kazı çalışmalarının ilerleyen aşamalarında sur hattının başka bölümlerine ulaşılması da bekleniyor. Ancak bunun gerçekleşip gerçekleşmeyeceği, kazıların genişletilmesiyle ortaya çıkacak arkeolojik verilere bağlı.

Konya Büyükşehir Belediyesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile yürütülen çalışmalar kapsamında ortaya çıkarılan alanın ilerleyen dönemde restorasyon ve rekonstrüksiyon projeleriyle korunmasını ve kentteki tarihi yapılarla bağlantılı bir kültür rotasına dönüştürülmesini hedefliyor.

Sahip Ata Külliyesi, Larende Kapısı ve Sırçalı Medrese arasındaki bağlantının güçlendirilmesiyle, bugün modern kent dokusu içinde parçalı halde görülen Selçuklu mirasının daha okunabilir bir tarihi güzergaha dönüşmesi amaçlanıyor.