Anasayfa / Aktüel

Arkeologlar kurutulan dipsiz göl için suç duyurusunda bulundu

Arkeologlar Derneği İstanbul Şubesi Başkanı Yiğit Ozar, “Mevzuata göre define arama ruhsatının kapsamı 100 metrekarelik bir alanı geçemez. Ancak dipsiz göl neredeyse 700 metrekarelik bir alan. Dolayısıyla Dipsiz Göl için define arama ruhsatnamesi düzenlememeliydi”

 

Jeomorfoloji Derneği’nde görevli bilim insanları Taşköprü Yaylası’ndaki Dipsiz Göl’de yaptıkları incelemeyi raporladı. Ön raporda; Dipsiz Göl’ün su birikintisi değil yağışlar ve yüzeysel drenajla beslenen doğal bir göl olduğu vurgulandı. Raporda şu ifadeler yer aldı: "Dipsiz Göl buz ve kar kütleleriyle oluşan, bunların kristalleşme ve aşındırmaları sonucunda ortaya çıkan çanak yapıdır. Bir paleocoğrafya arşivi yok olmuştur ve telafisi mümkün değildir. Bilim insanlarının araştırma yapabilmek için aylarca yasal izin ve etik kurulu belgeleri toplamaya çalıştığı ülkemizde, nasıl bir gerekçeyle bu kazıya yasal izin verildiğini anlamak mümkün değildir.”

Prof. Dr. Bülent Şahin: Göl maalesef fauna ve florasını kaybetti.

Trabzon Üniversitesi'nden Hidrobiyoloji (Su biyolojisi) ve Limnoloji (Tatlı Su Biyolojisi) Uzmanı Prof. Dr. Bülent Şahin Dipsiz Göl'ün, Karadeniz'deki yüksek dağ göllerinden biri olduğunu ve insan etkisinden uzak olduğu için binlerce yıllık fauna ve flora taşıdığını vurguladı. Küresel ısınmanın etkilerinin yüksek dağ göllerinden takip edildiğini anlatan Şahin, "Göl maalesef fauna ve florasını kaybetti. Bilim insanlarının gelecekte yapılacak keşifleri de ortadan kalktı. Gölde altın arandığı söyleniyor. Yaşanan olay trajikomik” dedi.

Dr. Erdal Gümüş: Esas define gölün kendisiydi

Balıkesir Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Erdal Gümüş ise Dipsiz Göl'ün yüksek yamaçlarda bulunması nedeniyle 'Alpin' olarak bilinen, soğuğa karşı dirençli ve hassas ekosistemin bir parçası olduğunu ve bölgedeki ekosistemin tüm parçalarına zarar verildiğini belirterek şunları söyledi: "Define aramak için gölü yok ettiler ama esas define gölün kendisiydi. Cumhuriyet başsavcılığının bu olay karşısında devlet adına soruşturma yürütmesi gerekiyor. Şikâyete
lüzum yok."

Prof. Dr. Hüseyin Turoğlu: O çamur uzun yıllar birikmeyle gerçekleşti.

Dipsiz Göl’de inceleme yapan ekibin başındaki Jeomorfoloji Derneği Başkanı ve İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Turoğlu şöyle konuştu:

“Yapılan müdahale, gölün doğal niteliğini kaybetmesine neden oldu. Şimdi yeniden bunun kazandırılması mümkün değil. Oraya killi, kireçli bir malzeme serip suyu koyduğunuz vakit ancak havuz yapmış olursunuz. Onun ötesinde orayı tekrar eski haline çevirmeniz mümkün değildir. Bakın o göl kazılırken fotoğraflar var. Fotoğraflarda kepçe bir çamur kazıyor. O çamur uzun yıllar birikmeyle gerçekleşti. O çamurda paleocoğrafya dediğimiz geçmiş dönemin önemli verileri arşivlenmiş. Onları bulamazsınız, onları kaybettik artık. Bizim için bilimsel anlamda önemli bir malzemeydi.

Doğal eğim koşulları itibariyle çevreden gelen yüzeysel sular o çanak içerisinde birikme eğilimi gösterirler. Beslenmesi devam ettiği müddetçe o su orada kalır. Muhtemelen göl zeminine serdikleri killi malzeme izolasyon görevi görecektir. Dolayısıyla bu vasıtayla o görsellik sağlanmış olacak. ”

Kazı çalışması sırasında toprak doldurulup yok edilen Dipsiz Göl’ün eski haline dönüştürülmesi için başlatılan çalışmalar tamamlandı. Gölün tabanına suya dayanıklı kireçli, killi toprak dökülüp, iş makinesi ve silindirle düzeltildi. Gölün su takviyesi yapılmadan eriyecek karla doğal haline dönmesi beklenecek. Gölün doğal haline gelmemesi halinde ise yapılacak incelemeler sonucu yaklaşık 2 metrelik derinliğe sahip alana tankerlerle su takviye edilip edilmeyeceğine karar verilecek.

Arkeologlar Derneği suç duyurusunda bulundu.

Gümüşhane’deki Dipsiz Göl’ün define aramak için kurutan definecilere define arama ruhsatı veren sorumlular hakkında Arkeologlar Derneği İstanbul Şubesi tarafından ‘görevi kötüye kullanma’ suçundan kamu davası açılması için suç duyurusu yapıldı. Dipsiz Göl için kazı izni verilmesinin definecilik yönetmeliğine aykırı olduğunu söyleyen Arkeologlar Derneği İstanbul Şubesi Başkanı Yiğit Ozar, “Mevzuata göre define arama ruhsatının kapsamı 100 metrekarelik bir alanı geçemez. Ancak dipsiz göl neredeyse 700 metrekarelik bir alan. Dolayısıyla Dipsiz Göl için define arama ruhsatnamesi düzenlememeliydi” dedi. Ozar ayrıca Dipsiz Göl’ün eski haline getirilmesi için ortaya çıkacak masrafın kazı yapanlardan tahsis edilmesi gerektiğini belirtti.

 Yiğit Ozar: Definecilerin faaliyetlerini bu kadar kolay meşrulaştırabilmeleri çok acı!“

Define arama yönetmeliğine göre Dipsiz Göl için verilen kazı izninde bir takım usulsüzlükler tespit ettiklerini belirten Arkeologlar Derneği İstanbul Şubesi Başkanı Yiğit Ozar, “Genellikle definecilik kültür varlıkları üzerindeki tahribatlar ile gündeme gelmektedir. Ancak bu kez tahribatın ekolojik boyutu ile çarpıcı bir şekilde yüzleştik. Ki bu durum definecilik kaynaklı tahribatlar arasında oldukça fazla görülen bir durum. Şüphesiz tahribatın bu denli fazla olmasında defineciliği neredeyse özendiren yasal boşlukların etkisi vardır. Dipsiz Göl vakasında da aynı durumun söz konusu olduğunu görüyoruz. Define Arama Yönetmeliği’ne göre Dipsiz Göl olayında tespit ettiğimiz en belirgin usulsüzlük arama izni ile ilgili. Mevzuata göre define arama ruhsatının kapsamı 100 metrekarelik bir alanı geçemez. Ancak dipsiz göl neredeyse 700 metrekarelik bir alan. Dolayısıyla Dipsiz Göl için define arama ruhsatnamesi düzenlememeliydi. Bu nedenle Arkeologlar Derneği İstanbul Şubesi olarak bu kazıya izin veren sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunduk” dedi.

Define arama yönetmeliğine göre Dipsiz Göl’ün rehabilitasyonu ve eski haline getirilmesi için yapılacak çalışmalar sırasında ortaya çıkan giderlerin define arayan şahıslardan tahsis edilmesi gerektiğini söyleyen Ozar sözlerine şu şekilde devam etti: “Ayrıca başvuru sırasında Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü bu alanla ilgili bir doğal sit kararı olmadığını belirtmekle yetinmiştir. Ancak ilgili kurumun kazı başvurusu sırasında bir buzul göl olan Dipsiz Göl’ün korunması için ivedilikle sit çalışması yapması ve görüşünü bu yönde vermesi gerekirdi. Bunun yapılmadığı anlaşılıyor. Nitekim Çevre ve Şehircilik Bakanı da olaydan sonra buranın doğal sit alanı ilan edileceğini açıkladı. Gölün yeniden ‘eski haline’ dönüştürüleceği söyleniyor. Define arama yönetmeliğine göre bu işlemin maddi yükü define arayıcılar tarafından karşılanmalı. Arkeologlar bilimsel kazı ve yüzey araştırmaları için çok daha sıkı izin ve denetim süreçlerine tabi tutulurken definecilerin faaliyetlerini bu kadar kolay meşrulaştırabilmeleri çok acı!“