Anasayfa / Arkeoloji / Türkiye

Ankara'da Friglere ait olduğu tahmin edilen tümülüste arkeoloji kazıları başladı

Friglerin Ankara'daki nekropolünde daha önce kazılmamış bir tümülüste arkeologlar ilk kez kazı yapacak.

 

2 800 yıllık BT10 Tümülüsü ilk kez kazılıyor

,Ankara'nın Bahçelievler-Emek bölgesindeki Frig Dönemi Batı Nekropolü'nde yer alan BT10 Tümülüsü'nde ilk kez bilimsel arkeolojik kazı çalışması başlatıldı. MÖ 800-550 yılları arasına tarihlenen tümülüs, bugüne kadar herhangi bir arkeolojik kazıya konu olmaması nedeniyle Ankara'nın Frig döneminin anlaşılması açısından önemli yeni bir araştırma alanı oluşturuyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın Geleceğe Miras Projesi kapsamında başlatılan çalışmalar, Prof. Dr. Atakan Akçay başkanlığındaki bilim heyeti tarafından yürütülecek.

Yaklaşık 2 bin 800 yıllık BT10 Tümülüsü, Frig Dönemi Batı Nekropolü'nde bulunan 20 tümülüsten biri olarak biliniyor. Bölgedeki Frig tümülüsleri uzun yıllardır arkeolojik araştırmalara konu olurken BT10'un bugüne kadar kazılmamış olması, bilim heyetine tümülüsün mimari özelliklerini, mezar düzenini ve varsa gömüyle ilişkili buluntuları doğrudan arkeolojik bağlamları içinde değerlendirme imkanı sağlayacak. ([T24][1])

Friglerin defin geleneklerine dair yeni bilgiler elde edilmesi umuluyor

Tümülüs kazılarında yalnızca mezar odası veya mezar hediyelerinin ortaya çıkarılması değil, yapının bütününün belgelenmesi, kullanılan malzemelerin ve gömü alanının birbirleriyle ilişkilerinin belirlenmesi de önem taşıyor.

BT10'da gerçekleştirilecek sistematik kazı ve belgeleme çalışmalarının, Friglerin ölü gömme uygulamalarının yanı sıra dönemin maddi kültürü ve günlük yaşamına ilişkin yeni veriler sağlaması hedefleniyor.

Kazı sırasında ortaya çıkabilecek mimari kalıntılar, seramikler, metal eserler, organik kalıntılar ve diğer arkeolojik malzemeler, bulundukları tabaka ve kontekst içindeki ilişkileriyle değerlendirilecek. Böylece tekil eserlerden ziyade tümülüsün kullanım süreci ve ait olduğu kültürel çevre hakkında daha kapsamlı bir değerlendirme yapılabilecek.

BT10'un daha önce kazılmamış olması bu açıdan ayrıca önem taşıyor. Daha önce müdahale görmemiş bir arkeolojik alan, buluntuların yerleşim düzeni ve birbirleriyle ilişkilerinin korunmuş olma ihtimali nedeniyle araştırmacılara geçmişte yapılan kurtarma veya kaçak kazı müdahalelerinden etkilenmiş alanlara kıyasla farklı veriler sunabiliyor.

Ankara ve çevresi, Friglerin Orta Anadolu'daki varlığına ilişkin önemli arkeolojik veriler barındırıyor. Kentin güneybatısında, bugünkü Bahçelievler, Anıtkabir ve Atatürk Orman Çiftliği çevresine yayılan Frig nekropol alanı geçmişten bu yana araştırmacıların ilgisini çekiyor. Akademik çalışmalarda bölgedeki tümülüslerden çeşitli Frig eserlerinin daha önceki araştırma ve kazılarla Ankara müzelerine ulaştığı belirtiliyor. ([DergiPark][2])

Bu nedenle BT10 kazısının önemi yalnızca yeni bir mezar yapısının araştırılmasından ibaret değil. Çalışmadan elde edilecek veriler, Ankara'daki Frig nekropolünün genel yapısının değerlendirilmesine ve farklı tümülüsler arasında karşılaştırma yapılmasına katkı sağlayabilir.

Özellikle mezar mimarisi, gömü uygulamaları ve buluntu gruplarının tarihlendirilmesi, Ankara'daki Frig topluluklarının kültürel ve sosyal yapısına ilişkin mevcut arkeolojik bilgilerin geliştirilmesine imkan verebilir.

Kazı sonrasında arkeopark planlanıyor

Arkeoloji kazıların yanı sıra alanın korunarak kamuya açılması için de çalışma yürütülüyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, BT10 Tümülüsü'ndeki kazıların ardından bölgede arkeopark oluşturulmasının ve alanın Ankara'nın kültür turizmine kazandırılmasının planlandığını açıkladı. ([Türkiye Gazetesi][3])

Ersoy, çalışmanın başlatıldığını sosyal medya hesabından duyurarak, BT10'dan elde edilecek bulguların Friglerin defin gelenekleri, günlük yaşamı ve Ankara'nın tarihine yeni veriler sunmasının beklendiğini bildirdi.

Ancak kazının bilimsel açıdan asıl önemi, ortaya çıkarılacak buluntuların şimdiden nasıl olacağından çok, **yaklaşık 2 bin 800 yıllık ve daha önce kazılmamış bir tümülüsün ilk kez kontrollü arkeolojik yöntemlerle incelenecek olması**.

Kazı sürecinde elde edilecek verilerin, Ankara'nın modern kent dokusu içinde günümüze kadar ulaşabilmiş Frig nekropolünün tarihsel ve arkeolojik bütünlüğünün daha iyi anlaşılmasına katkı sağlaması bekleniyor.