Anasayfa / Arkeoloji / Ortadoğu

23 Bin yıllık çakmaktaşı orak bulundu

M.Ö. 21.000 yılından önce insanoğlu'nun 'tarım bilincine' sahip olduğu ve tahılları ekip, biçtikleri ortaya çıktı. İsrail'in Celile bölgesinde bulunan 23 bin yıllık tahıl kalıntıları, öğütme taşı ve hatta çakmaktaşından yapılmış orak tarım tarihine yeni sayfa açtı.

 

Arkeolojik bulgulara göre tarım kültürü yaklaşık 12 Bin yıllık geçmişe sahip. İnsanların yaklaşık olarak 10.000 yıl öncesine denk gelen tarihlerde tahıl ekip, biçmeye başladığı tahmin ediliyor. Tabi bu daha önceki tarihlerde tahıl kültürü olmadığı anlamına gelmiyor. İnsanların daha önceden doğada kendiliğinden yetişen tahılları toplayıp kullandıkları da biliniyor. 

Tarımın eldeki bulgulara göre; ilk olarak, Türkiye'nin Güneyinde ve Mezopotamya'nın Kuzeyinde Batılılarca Levant bölgesi, Araplarca Bilâdü'ş-Şâm veya Maşrek, Osmanlıca Maşrık olarak tanımlanan alanda başladığı öngörülüyor.  

İsrail'in en eski günlük gazetesi Haaret'de Ruth Schuster imzası ile yayınlanan haberdeki bilgiler doğru ise Galilee Denizi kıyısında bulunan çakmaktaşı orak bıçakları ve olağanüstü korunmuş botanik kalıntıları içeren 23.000 yıllık kamp kalıntısı, tahıl ekiminin binlerce yıl geriye çekilmesini sağlayabilir.

İsrail'in kuzeyinde Filistin'den işgal edilen topraklarda yer alan Celile bölgesinde (Galilee, HaGalil, el-Celîl), Ohalo II adlı prehistorik yerleşim alanındaki kamp kalıntılarında bulunan tarım aletleri; bu konuda şu ana kadar bilinen bulguları çok daha eskilere götürecek ipuçları olabilir.

Celile'de 23 bin yıllık oldukları saptandığı iddia edilen, tahıl ürünü kalıntıları ve parlatılmış çakmak taşından yapılmış orak parçaları bulunduğu belirtildi. Aynı bölgede daha önce bulunan eşyalar arasında tahıl öğütmede kullanılan değirmen taşı olabileceği tahmin edilen insan elinde şekillenmiş bir taş bulunmuştu.

Ohalo II arkeolojik kazı alanının paleolitik sakinlerinin günlük yaşamlarını avcılık, toplayıcılık ve balıkçılık ile sürdüğü varsayılıyordu ama son bulgular ışığında buğday ve arpa yetiştirdikleri de kabul edilmeye başladı.

Kimi arkeoolar, bulgulara dayanarak "tarım tarihi açıkça en az 23.000 yıl geriye gidiyor" iddiasında bulunurken Hayfa Üniversitesi Zinman Arkeoloji Enstitüsü'nden arkeolog Prof. Dani Nadel, "Celile'de tarım yapıldığı" fikrine katılmıyor.

Prof. Dani Nadel, "Burada küçük çaplı tahıl yetiştiriciliği yapıldığına ilişkin kanıtlarımız var. Ancak tarım çok daha karmaşık ve ekonominin merkezine oturan, herkesin içine alan yaşam biçimi olarak tanımlanıyor. Dolayısı ile buradaki tahıl yetiştiriciliği tarım kültürü olduğu anlamına gelmiyor. İnsanların burada yerleşik olmadığını, zaman zaman kamp kurduklarını da söyleyebiliriz. Fakat yerleşik olmasalar da düzenli olarak buraya gelip, ottan kulübeler inşa edip, kamp kuruyorlardı. Yani bu insanlar tarım kültürü insanları değil ama tarımla uğraşmışlar" dedi.

"Hububat yetiştiriciliği, Ohalo sakinlerinin, sahip oldukları birçok stratejiden yalnızca bir tanesiydi. Spetlerinde pek çok farklı yumurta taşıyorlardı. Hem bitkilerden hem de hayvanlardan  yararlnıyorlardı. Tahıllar, göldeki balıklar, avladıkları hayvanlar, kuşlar, özellikle tavuk ve bitkilerden oluşan avcı-toplayıcı ürünler, ile besin kaynaklarını zenginleştireceklerdi" diyor Nadel.

Otları taştan oraklarla kesiyorlardı

Celile bölgesinde Ohalo II adlı prehistorik yerleşim alanı; kuraklık ve İsrail ile Suriye'de aşırı göçle artan nüfusun artan su kullanımıyla nehirlerin debisinin azalmasıyla, Celile Denizi'ndeki su seviyesinin düşmesinde istifade arkeologlar tarafından keşfedilmişti.

Tarih Öncesi çağlarda burada kamp kuran insanlara ait bulgular uzun zamandır inceleniyordu.  Sadece öğütülmüş tahıl kalıntıları değil aynı zamanda değirmen taşı ve ahşap ya da kemik bir kola takıldığı tahmin edilen, bilenmiş ve cilalanmış orağa ait çakıl taşları, Ohalo havzasında 23.000 yıl önce tarımla uğraşıldığının ipuçlarını veriyor.

Alanda 1989 yılında dünyanın en eski saz kulübelerinin ve ottan yapılmış yatakların kalıntıları keşfedilmişti. Prof. Dani Nade ve botanikçi Ella Werker'ın 1999 yılında kulubelere dair yayınladıkları makalede, ocakların kulüblerin dışında olduğuna dikkat çekilmiş ve bunun otlardan yağılan kulübelerin yanmamsı için doğal olduğunu belirtmişlerdi. 

2005 yılında yapılan kazılarda ise 8 adet tam olarak ne için kullanıldıkları belirlenemeyen ahşap alet kalıntısı, gıda artıkları ve Akdeniz'den toplanmış kabuklardan yapılmış boncuklar bulunmuştu.

Kazılarda çok sayıda taş aleti bulunurken, bu aletlerden bazılarının tahıl hasatında kullanılan orak bıçakları olduğu tespit edildi. Kömürleşmiş tahıl ve bitki kalıntılarının karbon-14 yöntemiyle yaklaşık 23.000 yıl öncesine tarihlenmesi ile M.Ö. 21.000 yıllarına insanların "tarım bilincine" sahip olduğunu gösterdi.

Haifa Üniversitesi'ndeki Zinman Arkeoloji Enstitüsü'nden Dr. Iris Groman-Yaroslavski ise Ohalo II'de bulunan beş çakmaktaşı orak bıçağının çimenleri kesmek için kullanıldığına inanıyor ve "Tahıl ekiminin tek seferlik olmadığını biliyoruz. Kanıtlar bunu gösteriyor fakat hasat için kullanılan aletteki taşların keskinliği ve kaplamadaki hasarın azlığı dikkat çekici. Kullanım-yıpranma analizi bu aletlerin çok fazla kullanılmadığını gösteriyor" diyor.

Alanda bulunan tahılların morfolojik incelemesi bulunan tahılların, yabani tahıl standlarının standartlarının üstünde olduğunu ve  tahıl tarlalarında yetişen zararlı tipik yabani otların az olduğunu gösteriyor. Bar-Ilan Üniversitesi botanik arkeologlarından Ehud Weiss ve Ainit Snir konu üzerinde çalışmalarını sürdürüyor

arkeolojikhaber.com