Anasayfa / Paleontoloji

120 bin yıllık fosiller hâlâ yaşayan türlere ait çıktı ve nesli kurumuş bir tür keşfedildi

Yaşayan fosiller keşfedildi. Paleontologlar, Vietnam'da bir mağarada yaklaşık 120 bin yıllık fosil dişler buldular. Fosillerin günümüzde de yaşayan iki farklı hayvana ait olduğu anlaşıldı. Böylece bu iki hayvanın en az 120 bin yıldır var olduğu ve o dönemde aynı bölgede birlikte yaşadığı ortaya çıktı. Öte yandan bu hayvanlarla akraba yeni bir keşfedildi ama Typhlomys stegodontis adı verilen türün soyunun tükendiği anlaşıldı. Yaşayan fosillerin özellikleri ise yaşları kadar şaşırtıcıydı.

 

Bir Mağarada 3 Türe Ait  Fosil Bulundu: 2'si Hâlâ Yaşıyor

:Rus ve Vietnamlı bilim insanları, 148 bin yıllık mağara katmanlarında üç farklı kör kemirgen türüne ait diş fosilleri keşfetti.Şaşırtıcı bir şekilde, bu türlerden ikisi günümüzde hâlâ Vietnam ormanlarında yaşarken, üçüncüsü gerçekten soyu tükenmiş bir tür olarak kayıtlara geçti. Keşif, "yaşayan fosillerin" geçmişte çok daha geniş bir coğrafyaya yayıldığını ortaya koydu. Araştırmanın tam sonuçları, Rusça yayınlanan "Палеонтологический журнал"nin.(Paleontoloji Dergisi) 2026 tarihli 2. sayısında yayımlandı.

Rusya Bilimler Akademisi Paleontoloji Enstitüsü'nden Akademisyen A.V. Lopatin liderliğindeki Ortak Rusya-Vietnam Tropikal Araştırma ve Teknoloji Merkezi bilim insanları, Vietnam'ın kuzeydoğusundaki Langson eyaletinde bulunan Cocmuoy Mağarası'nda çarpıcı bir keşfe imza attı.

Üç farklı Typhlomys türüne ait diş fosili incelendi

Araştırmacılar, lüminesans ve uranyum-serisi yöntemleriyle 148 bin ila 117 bin yıl öncesine (Orta Pleyistosen sonu - Geç Pleyistosen başlangıcı) tarihlenen mağara katmanlarında, üç farklı Typhlomys türüne ait izole diş fosilleri gün yüzüne çıkardı. Ancak asıl sürpriz, bu türlerin kimliklerinin belirlenmesiyle ortaya çıktı.

Araştırmacılar mağarada bulunan izole azı dişlerini elektron mikroskobu ve üç boyutlu bilgisayar modelleriyle inceledi. Dişlerin şekli, çıkıntıları ve mine yapısı iki türü kesin biçimde ayırmaya yetti. Morfolojik özellikler daha önce DNA analizleriyle önerilen akrabalık ilişkilerini de bağımsız biçimde doğruladı.

Bilim ekibi, ilk etapta bu bölgede daha önce hiç rastlanmayan yeni ve soyu tükenmiş bir tür bulmayı bekliyordu. Nitekim 2021 yılında aynı bölgedeki Tam-Hay Mağarası'nda Typhlomys stegodontis adlı yeni bir soyu tükenmiş tür tanımlanmıştı. Ancak Cocmuoy'daki analizler bambaşka bir tablo çizdi.

Diş morfolojisi üzerinde yapılan detaylı incelemeler, mağarada üç ayrı türün bir arada bulunduğunu gösterdi. Bunlardan Typhlomys stegodontis, gerçekten de soyu tükenmiş bir tür olarak paleontoloji literatüründeki yerini aldı. Fakat diğer iki tür, günümüzde hâlâ nefes alan modern türler olarak tanımlandı: Nispeten iri yapılı Typhlomys taxuansis ve daha küçük olan Typhlomys chapensis.

**************************************************************************

Görmüyorlar ve yollarını yarasalar gibi yankıyla buluyorlar

Typhlomys cinsine ait kemirgenler memeliler arasında en sıra dışı gruplar arasında Gözleri yalnızca ışık ve karanlığı ayırt edebiliyor. Tıpkı yarasalar gibi ultrasonik ekolokasyondan yararlanarak yön bulabiliyorlar.

Hem ağaçlarda yaşamaya hem de toprağı kazmaya uyum sağlamış nadir memeliler arasında yer alıyorlar.
Günümüzde dünyada yalnızca Güney Çin ile Kuzey Vietnam'da yaşayan yedi türleri bulunuyor.

**************************************************************************

 Gözleri Görmeyen Ama 'Yankıyla Gören' Kemirgenlerin 117 Bin Yıllık Sırrı Çözüldü

Vietnam’ın mağaralarında bulunan fosil dişler, yarasalar gibi ultrasonik seslerle yönelen kör farelerin iki türünün, buzul çağında birlikte yaşadığını ve bugünkünden çok daha geniş bir coğrafyaya yayıldığını ortaya koydu.

Peki bu minik canlılar nehirlerin 400 kilometre doğusuna nasıl geçti?

Bu iki tür, bugün yalnızca Vietnam'ın kuzeybatısında, Kızıl Nehri'nin (Hongha) batısındaki yüksek dağlık bölgelerde yaşıyor. Oysa keşfedilen fosiller, yaklaşık 117 bin yıl önce bu türlerin nehrin tam 200-400 kilometre doğusunda, bugünkü yaşam alanlarından çok uzakta bulunan Cocmuoy Mağarası çevresinde de dolaştığını kanıtlıyor. Üstelik o dönemde iki tür bir arada (simpatrik) yaşıyorken, günümüzde tamamen birbirinden izole (allopatrik) konumdalar.

Bulgular, Hindiçin'deki nehir bariyeri modeline uymuyor

Araştırmanın en önemli çıkarımlarından biri, Kızıl Nehri ve onun kolu Kara Nehir'in (Da), Orta-Geç Pleyistosen sınırında bu küçük memelilerin yayılımına coğrafi engel oluşturmadığı. Bu bulgu, Kuzey Çinhindi için öne sürülen "nehir modeli" biyocoğrafya sınırlarının o dönem için geçersiz olduğunu gösteriyor.

Bugün iki türün yaşam alanları, Kızıl Nehir'in (Hongha) batısında bulunuyor. Oysa fosiller, bu türlerin geçmişte nehrin yaklaşık 200 ila 400 kilometre doğusunda da yaşadığını gösterdi. Araştırmacılar bu nedenle Kızıl Nehir ve Kara Nehir'in Orta ve Geç Pleistosen döneminde küçük memeliler için önemli bir coğrafi engel oluşturmadığı sonucuna ulaştı.

Bu bulgu, Kuzey Hindiçini'nin biyocoğrafyasını açıklamak için uzun süredir kullanılan "nehir bariyeri modeli"ni de sorguluyor.

Modern türlerin diş yapılarıyla fosillerin karşılaştırılması, ayrıca moleküler genetik çalışmalarla da uyumlu sonuçlar verdi. Typhlomys taxuansis'in Çin'deki Typhlomys daloushanensis ile, Typhlomys chapensis'in ise yine Çin'deki küçük tür Typhlomys nanus ile yakın akraba olduğu bir kez daha doğrulandı.

Tüm bu bulgular, Typhlomys cinsinin kuzey Vietnam'daki evrimsel tarihinin sanıldığından çok daha karmaşık olduğunu ortaya koyuyor. Orta Pleyistosen'de yaşamış ve şimdi soyu tükenmiş Typhlomys stegodontis ile günümüze kadar ulaşan iki tür arasındaki akrabalık ilişkisi ise henüz aydınlatılamadı.

Yaşar İliksiz - Arkeolojikhaber.com

Kaynaklar: Paleo.ru (Слепые древесные грызуны из древних пещер: история тифломисов Вьетнама / Antik Mağaralardan Gelen Kör Ağaç Kemirgenleri: Vietnam'ın Typhlomys'inin Hikayesi)

Палеонтологический журнал.DOI:10.7868/S3034587126020088.