Türk Dünyası Restorasyon Ağı Kuruldu: Ortak Miras İçin Kurumsal Adım

Türk Dünyası Restorasyon Ağı Kuruldu: Ortak Miras İçin Kurumsal Adım

Türk Kültür ve Miras Vakfı ile Türk Dünyası Vakfı öncülüğünde kurulan “Uluslararası Türk Restorasyon ve Konservasyon Laboratuvarları Ağı”, 7 ülkeden uzmanları Ankara ve İstanbul’da bir araya getirdi. TİKA ve Kültür ve Turizm Bakanlığı destekli programda, Türkiye’nin yarım asrı aşan laboratuvar birikimi yerinde incelendi; ortak veri tabanı, uzman değişimi, eğitim standardizasyonu ve acil müdahale koordinasyonu hedefleri belirlendi.

Uluslararası Türk Restorasyon ve Konservasyon Laboratuvarları Ağı: Türk Dünyası İçin Kurumsal Bir Dönüm Noktası

Türk kültürel mirasının bilimsel yöntemlerle korunması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla hayata geçirilen “Uluslararası Türk Restorasyon ve Konservasyon Laboratuvarları Ağı”, Türk Kültür ve Miras Vakfı ile Türk Dünyası Vakfı’nın koordinasyonunda kuruldu. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) destekli “Deneyim Paylaşım Programı” kapsamında, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan, Macaristan ve Türkiye’den uzmanlar Ankara ve İstanbul’da bir araya geldi. Program, Türkiye’nin yarım asrı aşan restorasyon ve konservasyon laboratuvarı tecrübesini Türk dünyasına açan stratejik bir girişim olarak değerlendiriliyor.

Programın Yapısı ve Saha Ziyaretleri

Program, Ankara’da Ankara Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı’nda teknik temaslarla başladı. Hacı Bayram Veli Üniversitesi ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde akademik oturumlar düzenlendi. Prof. Dr. Ali Akın Akyol arkeometri teknikleri, Prof. Dr. A. Güliz Bilgin Altınöz ise mimari koruma kuram ve uygulamalarını paylaştı. İstanbul etabında İstanbul Restorasyon ve Konservasyon Bölge Müdürlüğü, İstanbul Üniversitesi Batık Araştırma Laboratuvarı (Yenikapı) ve TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM) ziyaret edildi. Prof. Dr. Ufuk Kocabaş sualtı arkeolojisi ve konservasyon süreçlerini, MAM uzmanları ise karbon-14 tarihleme ve ileri analiz altyapılarını aktardı. Program, Ümraniye’deki tarihi Hekimbaşı Av Köşkü’nde düzenlenen çalışma semineriyle sona erdi.

Ağın Kurumsal Hedefleri ve İşlevleri

Türk Kültür ve Miras Vakfı Proje Müdürü Nuri Aksu, ağın temel hedeflerini şu şekilde sıraladı: uzmanlar arası doğrudan iletişim mekanizması oluşturmak, ortak analiz ve referans laboratuvarları arasında işbirliğini geliştirmek, eğitim ve sertifikasyon programlarını standartlaştırmak, risk yönetimi ile acil müdahale süreçlerini koordine etmek, ortak proje ve fon başvuruları için kurumsal bir platform sunmak. Aksu, programın tek taraflı bilgi aktarımı değil, karşılıklı öğrenme ve kapasite inşası süreci olduğunu vurguladı. Kapanışta imzalanan ortak deklarasyon, bu iradenin somut beyanı niteliğinde. Aksu, önümüzdeki dönemde dijital altyapı, uzman çalışma grupları ve tematik odak alanlarının belirlenmesinin öncelik olacağını belirtti.

Kültürel Mirasın Korunmasında Stratejik Öncelik
Aksu, kültürel mirasın korunmasının teknik bir mesele olmanın ötesinde kimlik, hafıza ve medeniyet sürekliliği sorunu olduğunu ifade etti. Türk dünyasının geniş coğrafyasında iklim değişikliği, kaçakçılık, doğal bozulma ve tahribat gibi tehditler karşısında bireysel çabaların yetersiz kaldığını; koordineli teknik kapasite ve işbirliğinin zorunlu olduğunu vurguladı. Ağ modeli, sürdürülebilirliğin anahtarı olarak tanımlandı. Türk Dünyası Vakfı Mütevelli Heyet Başkanı Prof. Dr. Nabi Avcı, vakfın teknik kapasite artırma vizyonunu; Türk Kültür ve Miras Vakfı Başkanı Prof. Dr. Aktoty Raimkulova ise ortak hafızayı koruma yolunda atılan bu adımı öne çıkardı. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, ortak mirası korumanın ecdada vefa ve gelecek nesillere vicdani sorumluluk olduğunu ifade etti.

Gelecek Perspektifi ve Beklentiler
Program, Türkiye’nin 50 yılı aşkın laboratuvar tecrübesini Türk dünyasına açarken, aynı zamanda diğer ülkelerin uzmanlık ve deneyimlerini Türkiye’ye taşıdı. Ağın “yaşayan bir mekanizma” haline gelmesi için yıllık toplantılar, ortak veri tabanları, uzman değişim programları ve eş zamanlı analiz projeleri planlanıyor. Bu yapı, Türk dünyasının ortak kültürel mirasını bilimsel yöntemlerle koruma iradesinin kurumsal ifadesi olarak değerlendiriliyor. Programın başarısı, uygulama aşamasındaki somut çıktılarla ölçülecek; ancak başlangıç, Türk dünyası restorasyon ve konservasyon alanında yeni bir dönemin kapısını aralamıştır.

Kaynak: Aişe Hümeyra Akgün aa


Benzer Haberler & Reklamlar