İsmail Hakkı Uzunçarşılı

İsmail Hakkı Uzunçarşılı kimdir? İsmail Hakkı Uzunçarşılı'nın eserleri nelerdir? İsmail Hakkı Uzunçarşılı'nın hayatı

 

İsmail Hakkı Uzunçarşılı; (Doğumu: 23 Ağustos 1888, İstanbul. Ölümü: 10 Ekim 1977 İstanbul) Akademisyen, eğitimci, siyasetçi ve tarihçi. Reis-ül müverrihin (tarihçilerin reisi) ünvanıyla anılır.

Eyüp'te 23 Ağustos 1888'de doğan İsmail Hakkı Uzunçarşılı, ilk öğrenimini aynı semtte tamamladı. 1904'te Beyazıt Merkez Rüşdiyesi'ni bitirip Mercan İdadisi'ne kaydolan Uzunçarşılı'nın tarih ve coğrafya derslerine duyduğu ilgi, bu sıralarda başladı.

İdadi diplomasını aldığı 1910'da İstanbul Darülfünun'u Edebiyat Fakültesi'ne kaydını yaptıran Uzunçarşılı, burada Ahmed Midhat Efendi, Abdurrahman Şeref, Ali Ekrem, Mehmed Akif, İzmirli İsmail Hakkı, Hüseyin Daniş, Şehbenderzade Ahmed Hilmi, Hamdullah Suphi gibi hocalardan ders aldı.

Darülfünun'dan 1912'de mezun olunca Kütahya, Kastamonu, Sivas ve Balıkesir'de öğretmenlik ile idarecilik yapan İsmail Hakkı Uzunçarşılı, görev yaptığı şehirlerde, yerel gazetelerde yerel tarih ve önemli isimler hakkında araştırma yazıları yazdı.

Milli Mücadele esnasında Uzunçarşılı, Kuvayi Seyyari'de fahri hizmette bulundu, ayrıca raportörlük yaptı. 30 Temmuz 1921'de Kütahya, Yunan kuvvetleri tarafından işgal edilince Uzunçarşılı önce Eskişehir'e ardından da Ankara'ya geçti. Görev yaptığı şehirler üzerine hazırladığı Anadolu Kitabelerini, 1927 ve 1929 yıllarında iki büyük cilt halinde yayımladı.

Bir süre Maarif Vekaleti (Milli Eğitim Bakanlığı) umumi müfettişliğinde bulunan ve ilk tedrisat umum müdürlüğü yapan Uzunçarşılı, 9 Kasım 1927'de milletvekilliğine adım attı.

Aralıksız olarak 23 yıl Balıkesir Milletvekilliği yapan Uzunçarşılı, bu görevi sırasında İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü’nde dersler verdi.

Ömrünü adadığı tarihçilikten kopmayarak hayatının son anlarına kadar arşivde çalışmalarını sürdüren Uzunçarşılı, Osmanlı Tarihi, teşkilatı, beylikler ve bazı Anadolu şehirleri üzerine önemli eserler kaleme aldı.

Uzunçarşılı, 1933 üniversite reformundan sonra da "Ordinaryüs Profesör" olarak Edebiyat Fakültesi'nde Anadolu Selçukluları, Anadolu Beylikleri ve Kanuni devrine kadar Osmanlı Devleti tarihi derslerini okutmayı sürdürdü. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi açılınca iki hafta İstanbul'da, iki hafta Ankara'da ders veren "Reis-ül müverrihin" İstanbul'da ders saatleri dışında Başbakanlık Arşivi'nde çalıştı.

Atatürk'ün ölümünün ardından Hasan Ali Yücel'in Milli Eğitim Bakanlığı zamanında vekillik veya hocalıktan birini tercih etmesi istendiğinde M. Fuad Köprülü ve Şemsettin Günaltay ile birlikte hocalıktan ayrılan Uzunçarşılı, 1950 yılından sonra yeniden üniversiteye döndü.

Türk Tarih Kurumu'nun kuruluşunda görev alan Uzunçarşılı'nın 1931'de başlayan kurum üyeliği ölümüne kadar aralıksız 46 yıl devam etti, bu dönemde hem kitapları hem de müstakil birer monografi hacmindeki makaleleri kurum tarafından yayımlandı. On dokuz kitabı ve Belleten'de doksanı aşkın makalesi çıkan Uzunçarşılı'nın yayın hayatı adeta Türk Tarih Kurumu ile özdeşleşti.

10 Ekim 1977'de Topkapı Sarayı arşivinde çalışırken rahatsızlanan ve yolda vefat eden Uzunçarşılı'nın cenazesi Edirnekapı Şehitliği'nde toprağa verildi.

Reis-ül müverrihin" (tarihçilerin reisi) ünvanıyla anılan İsmail Hakkı Uzunçarşılı, 41 yıl önce bugün vefat etti. 

Eyüp'te 23 Ağustos 1888'de doğan İsmail Hakkı Uzunçarşılı, ilk öğrenimini aynı semtte tamamladı. 1904'te Beyazıt Merkez Rüşdiyesi'ni bitirip Mercan İdadisi'ne kaydolan Uzunçarşılı'nın tarih ve coğrafya derslerine duyduğu ilgi, bu sıralarda başladı. 

İdadi diplomasını aldığı 1910'da İstanbul Darülfünun'u Edebiyat Fakültesi'ne kaydını yaptıran Uzunçarşılı, burada Ahmed Midhat Efendi, Abdurrahman Şeref, Ali Ekrem, Mehmed Akif, İzmirli İsmail Hakkı, Hüseyin Daniş, Şehbenderzade Ahmed Hilmi, Hamdullah Suphi gibi hocalardan ders aldı. 

Darülfünun'dan 1912'de mezun olunca Kütahya, Kastamonu, Sivas ve Balıkesir'de öğretmenlik ile idarecilik yapan İsmail Hakkı Uzunçarşılı, görev yaptığı şehirlerde, yerel gazetelerde yerel tarih ve önemli isimler hakkında araştırma yazıları yazdı. 

Milli Mücadele esnasında Uzunçarşılı, Kuvayi Seyyari'de fahri hizmette bulundu, ayrıca raportörlük yaptı. 30 Temmuz 1921'de Kütahya, Yunan kuvvetleri tarafından işgal edilince Uzunçarşılı önce Eskişehir'e ardından da Ankara'ya geçti. Görev yaptığı şehirler üzerine hazırladığı Anadolu Kitabelerini, 1927 ve 1929 yıllarında iki büyük cilt halinde yayımladı. 

Bir süre Maarif Vekaleti (Milli Eğitim Bakanlığı) umumi müfettişliğinde bulunan ve ilk tedrisat umum müdürlüğü yapan Uzunçarşılı, 9 Kasım 1927'de milletvekilliğine adım attı. 

Aralıksız olarak 23 yıl Balıkesir Milletvekilliği yapan Uzunçarşılı, bu görevi sırasında İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü’nde dersler verdi. 

Ömrünü adadığı tarihçilikten kopmayarak hayatının son anlarına kadar arşivde çalışmalarını sürdüren Uzunçarşılı, Osmanlı Tarihi, teşkilatı, beylikler ve bazı Anadolu şehirleri üzerine önemli eserler kaleme aldı. 

Uzunçarşılı, 1933 üniversite reformundan sonra da "Ordinaryüs Profesör" olarak Edebiyat Fakültesi'nde Anadolu Selçukluları, Anadolu Beylikleri ve Kanuni devrine kadar Osmanlı Devleti tarihi derslerini okutmayı sürdürdü. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi açılınca iki hafta İstanbul'da, iki hafta Ankara'da ders veren "Reis-ül müverrihin" İstanbul'da ders saatleri dışında Başbakanlık Arşivi'nde çalıştı. 

Atatürk'ün ölümünün ardından Hasan Ali Yücel'in Milli Eğitim Bakanlığı zamanında vekillik veya hocalıktan birini tercih etmesi istendiğinde M. Fuad Köprülü ve Şemsettin Günaltay ile birlikte hocalıktan ayrılan Uzunçarşılı, 1950 yılından sonra yeniden üniversiteye döndü. 

Türk Tarih Kurumu'nun kuruluşunda görev alan Uzunçarşılı'nın 1931'de başlayan kurum üyeliği ölümüne kadar aralıksız 46 yıl devam etti, bu dönemde hem kitapları hem de müstakil birer monografi hacmindeki makaleleri kurum tarafından yayımlandı. On dokuz kitabı ve Belleten'de doksanı aşkın makalesi çıkan Uzunçarşılı'nın yayın hayatı adeta Türk Tarih Kurumu ile özdeşleşti. 

10 Ekim 1977'de Topkapı Sarayı arşivinde çalışırken rahatsızlanan ve yolda vefat eden Uzunçarşılı'nın cenazesi Edirnekapı Şehitliği'nde toprağa verildi. 

İsmail Hakkı Uzunçarşılı'nın Eserleri 

Uzunçarşılı'nın güçlü ve geniş görüşlü telif yeteneği, sistemli çalışmaları sonucu kaleme aldığı kitap ve makaleleri, Osmanlı tarihine önemli katkılar yaptı. 

Özellikle genel Osmanlı tarihi yazma çabası, sadece siyasi değil teşkilat tarihini de ele alması ona farklı bir yer kazandırdı. 

Uzunçarşılı'nın 1930'lu yılların sonlarında Osmanlı tarihine giriş mahiyetinde hazırladığı Anadolu Beylikleri ve Akkoyunlu, Karakoyunlu Devletleri ile Osmanlı Devleti Teşkilatına Medhal adlı eserleri aşılmaz bir temel sağladı. 

Bu eserleri Osmanlı teşkilat tarihiyle ilgili seri takip etti. 1943'te Osmanlı Devleti Teşkilatından Kapukulu Ocakları (I-II), 1945'te Osmanlı Devleti'nin Saray Teşkilatı, 1948'de Osmanlı Devleti'nin Merkez ve Bahriye Teşkilatı, 1965'te Osmanlı Devleti'nin İlmiye Teşkilatı adlı eserleri yazdı ve bu eserler Osmanlı tarihi alanında vazgeçilmez temel kitaplar haline geldi. 

Uzunçarşılı'nın en çok bilinen eseri Osmanlı Tarihi serisidir. Türk Tarih Kurumu'nun büyük dünya tarihi yazdırma projesinin bir parçası şeklinde kaleme alınan bu seri, Osmanlı Devleti'nin kuruluşundan 18. yüzyılın sonlarına kadar olan dönemi kapsar. Uzunçarşılı 3. ve 4. ciltleri ikişer kısımdan oluşmak üzere eserini altı büyük cilt halinde tamamladı. 

İsmail Hakkı Uzunçarşılı, "Karesi Vilayeti Tarihçesi", "Karesi Meşahiri: Edib ve Şairler", "Rical-i Devlet Faslı", "Anadolu Türk Tarihi Tedkikatından Sivas Şehri", "Kitabeler (I-II)", "Kütahya Şehri", "Anadolu Beylikleri ve Akkoyunlu, Karakoyunlu Devletleri", "Meşhur Rumeli Ayanlarından Tirsinikli İsmail, Yılık Oğlu Süleyman Ağalar ve Alemdar Mustafa Paşa", "Midhat ve Rüştü Paşaların Tevkiflerine Dair Vesikalar", "Midhat Paşa ve Taif Mahkumları", "Midhat Paşa ve Yıldız Mahkemesi", "Mekke-i Mükerreme Emirleri" ve "Çandarlı Vezir Ailesi" gibi eserler de kaleme aldı.

Uzunçarşılı'nın güçlü ve geniş görüşlü telif yeteneği, sistemli çalışmaları sonucu kaleme aldığı kitap ve makaleleri, Osmanlı tarihine önemli katkılar yaptı.

Özellikle genel Osmanlı tarihi yazma çabası, sadece siyasi değil teşkilat tarihini de ele alması ona farklı bir yer kazandırdı.

Uzunçarşılı'nın 1930'lu yılların sonlarında Osmanlı tarihine giriş mahiyetinde hazırladığı Anadolu Beylikleri ve Akkoyunlu, Karakoyunlu Devletleri ile Osmanlı Devleti Teşkilatına Medhal adlı eserleri aşılmaz bir temel sağladı.

Bu eserleri Osmanlı teşkilat tarihiyle ilgili seri takip etti. 1943'te Osmanlı Devleti Teşkilatından Kapukulu Ocakları (I-II), 1945'te Osmanlı Devleti'nin Saray Teşkilatı, 1948'de Osmanlı Devleti'nin Merkez ve Bahriye Teşkilatı, 1965'te Osmanlı Devleti'nin İlmiye Teşkilatı adlı eserleri yazdı ve bu eserler Osmanlı tarihi alanında vazgeçilmez temel kitaplar haline geldi.

Uzunçarşılı'nın en çok bilinen eseri Osmanlı Tarihi serisidir. Türk Tarih Kurumu'nun büyük dünya tarihi yazdırma projesinin bir parçası şeklinde kaleme alınan bu seri, Osmanlı Devleti'nin kuruluşundan 18. yüzyılın sonlarına kadar olan dönemi kapsar. Uzunçarşılı 3. ve 4. ciltleri ikişer kısımdan oluşmak üzere eserini altı büyük cilt halinde tamamladı.

İsmail Hakkı Uzunçarşılı, "Karesi Vilayeti Tarihçesi", "Karesi Meşahiri: Edib ve Şairler", "Rical-i Devlet Faslı", "Anadolu Türk Tarihi Tedkikatından Sivas Şehri", "Kitabeler (I-II)", "Kütahya Şehri", "Anadolu Beylikleri ve Akkoyunlu, Karakoyunlu Devletleri", "Meşhur Rumeli Ayanlarından Tirsinikli İsmail, Yılık Oğlu Süleyman Ağalar ve Alemdar Mustafa Paşa", "Midhat ve Rüştü Paşaların Tevkiflerine Dair Vesikalar", "Midhat Paşa ve Taif Mahkumları", "Midhat Paşa ve Yıldız Mahkemesi", "Mekke-i Mükerreme Emirleri" ve "Çandarlı Vezir Ailesi" gibi eserler de kaleme aldı.


Benzer Haberler