Hitit Stelini bu hale kim soktu?

Hitit Stelini bu hale kim soktu?

Ereğli'de geçen yıl bulunduktan sonra kaybolan ve nihayet bulunan Hitit Stelinin kaybolduğu günlerde çekilen bulunan fotoğrafı ile bugünkü fotoğrafları arasında büyük farklar var. Kahreden şüphe ise, tahribatın en azından bir kısımının eserin çıkarılması esnasında oluşmuş olması. Soru net: Bu eseri bu hale kim getirdi?

Ereğli Hitit Steli neydi, ne oldu?

1 Mart 2016 tarihinde Konya'nın Ereğli ilçesinde bir inşaat kazısı sırasında bulunduktan sonra kaybolan, hakkında uzun süren soruşturmalar açılan, ortaya atılan iddialar nedeniyle soruşturmanın selameti açısından yayın yasağı getirilen ve tartışmaları TBMM'ye taşınan Hitit Steli, 3 Mayıs 2017 tarihinde bir hafriyat şirketinin şantiyesinde gömülü bulundu...

Eserin sahte olduğunu ileri sürerek olayı ört bas etmek isteyenler, soruşturmayı baltalayanlar ve davayı çıkmaza sokmak isteyenlere rağmen, eseri bulmayı başaran adli makamları, emniyet güçlerini, bulunmasına katkıda bulunanları ve soruşturmayı başarıyla yürütenleri kutluyoruz. Bunu fazlası ile hak ediyorlar.

Geçtiğimiz yıl bulunduktan sonra kaybolan, satıldığı iddia edilen, adli soruşturmalarının, iddialarının birbirini kovaladığı günlerde TBMM'de önerge konusu olan soruşturma sırasında hakkında yayın yasağı da konulan eser bulundu ancak paha biçilemeyen eserde büyük çağlı tahrifatlar dikkat çekiyordu.

İKİ RESMİ YANYANA KOYUNCA TAHRİBATIN BOYUTLARI ANLAŞILIYOR

"Bulunduğu zaman çekildiği anlaşılan ve belirli yerlerle pazarlık için kullanıldığı sanılan resimle geçtiğimiz günlerde müze bahçesine götürüldüğünde çekilen resme baktığımızda arada çok büyük tahrifat olduğu dikkat çekiyor" diyen Arkeolog ve Arkeoloji ve Sanat Dergisi editörü Nezih Başgelen, stelin kaybolmadan önceki hali ile bugünkü hali arasındaki farka dikkat çekti ve eserin müze uzmanları denetiminde gömüldüğü yerden çıkarılması esnasında kepçe kullanıldı ise büyük hata yapıldığını belirtti.

BAŞGELEN: STELİN GÖMÜLÜ OLDUĞU BİLİNDİĞİ HALDE KEPÇE Mİ KULLANILDI?

Öncelikle soruşturmayı yürüten savcının dirayetinin takdire değer olduğunu belirten Başgelen, "Görüntülerden anladığımız kadarıyla eserin gömüldüğü yerden çıkarılma işlemi, müze denetiminde ama kepçe ile yapılıyor" diyerek, "Böyle bir stelin gömülü olduğu bilinirken operasyonda kepçe kullanılması hatta anlaşıldığı kadarı ile tüm operasyonun kepçe ile yapılması ciddi sorular doğuruyor" ifadesini kullandı.

Stelin alt ve üst kısımlarında kırıklar bulunduğuna dikkat çeken Arkeolog Nezih Başgelen, "Steldeki kral figürünün elbisesinin alt kısmı ve giydiği çarık biçimli ayakkabılar ilk resimde olduğu gibi dururken, ikinci resimde maalesef yok. Bu parçanın olduğu gibi kırıldığı görülüyor. Aynı şekilde resmin üst kısmında, süslemeler ve kendi çerçeve kabartmaları olduğu gibi ilk resimde yer alırken,ikinci resime büyük hasar görmüş. Aynı zamanda tanrı figürünün elindeki üzüm tanelerinde tahrifat var, arka bacağı ise çok yoğun şekilde tahrip olmuş. Eserin bütününü detay detay inceleğimizde bu tahribat ve aşınma çok net görülmektedir" dedi.

BAŞGELEN: BU HOYRATLIĞIN ÜZERİNE GİTMEMİZ LAZIM

"Bu konuyu çok iyi irdelemek gerekir" diyen Nezih Başgelen, "Bu kadar önem taşıyan, geç Hitit dönemi hakkında bize önemli bilgiler sunan bir eseri bu denli hoyratça çıkartmanın üzerine gitmemiz lazım. Arkeolojik kazılar, tıpkı bir dişçinin insanın ağzında çalıştığı hassasiyetle yapılmalı. Hele de günümüzde kazı teknikleri çok ileri düzeyde. Gerek müzelerimiz, gerekse üniversitelerimiz arazide çok başarılı kazılar uygularak bugüne geldiler. Bu kadar önemli olduğu bilinen bir eserin kaba saba yöntemle, kepçe sokarak kırarak, dökerek , eksilterek yapılması içimizi acıtıyor" şkelinde konuştu. 

BAŞGELEN: ESERİ GÖRMEDEN SAHTE DİYENLERİN ŞİMDİKİ YORUMLARINI MERAK EDİYORUM

Arkeolog Nezih Başgelen, daha eseri görmeden sahte olduğunu ilan eden arkeolog, antik eser ve müze uzmanlarının varlığına da dikkat çekerek, "Kaybolduğu zaman içimiz acımıştı. O dönemde eserin önemsiz olduğunu iddia ederek, olayı kapatmaya çalışan isismler vardı. O isimlere sosyal medyadan bugün de ulaşmak mümkün. Şimdi eser ortada. Daha eseri göremeden sahte olduğunu iddia eden o uzmanların şu anda ne dyeceklerini çok merak ediyorum" dedi.

arkeoloji.tv

İlgili Haberler


Diğer Haberler