Baksı Müzesi

Baksı Müzesi

Baksı Müzesi Doğu Karadeniz’de, Bayburt’un 45 km dışında, Çoruh Vadisi’ne bakan bir tepenin üzerinde yükseliyor.

Baksı Kültür Sanat Vakfı Ocak 2005’te kuruldu. Merkezi Bayburt olan Vakfın kurucusu Prof. Hüsamettin Koçan’dır. Vakfın temel amacı, “günümüz sanatı ile geleneksel sanatı ortak bir zeminde buluşturarak sanatı ve kültürü yaygınlaştırmak, çağdaş ve geleneksel sanat eserlerini toplamak, belgelemek, nitelendirmek, korumak, tanıtmak, bu birikimden hareketle üretim gerçekleştirmek, yerel ve ulusal kültür değerlerini gelecek kuşaklara aktarmaktır...

Ödülleriyle adından söz ettirien müze

Baksı Müzesi, 2010 yılında TÜYAP 20. İstanbul Sanat Fuarı kapsamında ‘Sanatsever Kurum’ ödülü aldı.  2011’de ÇAĞSAV Onur Ödülü’ne değer görüldü. KUDAKA 2014’te ‘Yılın Turizm Olayı’ kategorisinde ödülün sahibi oldu. Aynı yıl oldukça prestijli bir uluslararası ödül kazanarak, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi tarafından ‘Yılın Müzesi’ seçildi.

2017 yılında Baksı Müzesi, "Hüsame Köklü Kadın İstihdam Merkezi" projesi ile Fransa'nın Cannes kentinde 15 Mart'ta düzenlenen "AR MIPIM Future Projects Awards 2017 (Gelecekteki Projeler Ödülleri)" organizasyonunda "sivil ve kamu mimarisi" kategorisinde ödüle layık görüldü.

Baksı Müzesi 2017 yılında Kültür ve Sanat Kurumu dalında 2017 Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülüne Baksı Müzesi layık görüldü.

****

Eski adıyla Baksı, bugünkü adıyla Bayraktar köyünde yükselen bu sıra dışı Müze, çağdaş sanat ve geleneksel el sanatlarına aynı çatı altında yan yana, iç içe yer vermektedir. Sergi salonları, depo müze, atölyeler, konferans salonu, kütüphane ve konukevi ile 40 dönümlük bir araziye yayılan Baksı Müzesi, Bayburt doğumlu sanatçı ve akademisyen Prof. Dr. Hüsamettin Koçan’ın bireysel düşü olarak 2000 yılında filizlendi. Bu proje Hüsamettin Koçan’ın doğduğu topraklara yaşam birikimini taşıma çabasının bir sonucudur. Bu fikri hayata geçirmek amacıyla 2005 yılında Baksı Kültür Sanat Vakfi kuruldu. Müze, başta sanatçılar olmak üzere çok sayıda gönüllünün katkısıyla yıllar içinde gerçek bir toplumsal projeye dönüştü.

Müzenin ana binası, 2010 yılında zorlu bir serüvenin sonunda, devletten hiçbir maddi yardım almadan, tamamlandı. Baksı Müzesi'nin tanıtımı 2010 yılı Haziran ayında İstanbul Modern'de, açılışı ise  Temmuz ayında yapıldı. 2012 yılında müzenin yeni sergi salonu olan Depo Müze sanatseverlerle buluştu.

Depo Müze; Müzenin sahip olduğu koleksiyonların, korunduğu ve izleyici ile paylaşıldığı bir bölüm olarak planladı. Yaklaşık 1.000 metrekarelik bir kapalı alana sahip olan Depo-Müze, 2012 yılında müze kompleksine eklendi. Bu alanda günümüz sanatının örnekleri ile birlikte; halk resmi koleksiyonu, cam altı ve işleme koleksiyonu, yazı resimler, şifa tasları, alemler, taş baskılar, çömlekler , seramikler, ehram ve kilim dokumalar yer alıyor.

***

Baksı Müzesi, yoğun göç veren Bayburt’tun Bayraktar köyünde; gurbetin, kaybolan geleneklerin, unutulan değerlerin neden olduğu sorunlara ve sonuçlara bir çözüm arayışıdır. Gelenek, gelecek ve süreklilik bağlantılarını kuran, bu bağları istihdam-beklenti ve moral unsurları ile güçlendiren bir anlayışa sahiptir. Geleneksel kültürü koruyarak, gelecek kuşaklara aktarmak için araştırmalar yapan, bu zeminden hareketle özellikle kadın istihdamı projelerini uygulamaya koyan bir müzedir. Bulunduğu bölgede özel yetenekli çocukları tespit edip, burslarla eğitimlerine katkıda bulunarak, özellikle tasarım, sanat ve kültür alanlarında gelişmeleri için projeler uygulamaktadır. 

Baksı Müzesi, kendisini sadece seyirlik bir müze olarak sınırlamayan, o bölgede yaşayan insanlara imkânlar sağlayan, eğitim veren, o topraklarda yaşamayı bir sevinç haline getirmek isteyen bir müzedir.

Baksı Müzesi, diğer müzelerden farklı olarak gelenekselle sadece bir yöne ve döneme ait olmadan gelenekselle çağdaşı aynı zeminde buluşturan, bünyesinde kurduğu üretim birimleriyle, ekonomik hedefler oluşturan özel bir kimliğe sahiptir.

***

80 hanelik Bayraktar Köyü’nde 2017 itibariyle 480 kişi yaşıyor. Son 20 yılın belirleyici unsuru göç… Çömlekçilik, dokuma gibi el sanatları bir zamanlar köyün gereksinimi karşılayacak orandayken bugün hemen hemen hiç yok. Mimari gelenek tamamen yok olmuş, marangoz ve taş ustaları gurbete gitmiş. Köydeki geleneksel yapı anlayışının yerini gecekondu almış. Gençler yazın sınırlı ölçüde toprakla uğraşıyor, kışın ise yeterince üretim yapılmıyor. Müze için Baksı isminin seçilmesi, Baksı'nın Bayraktar Köyü’nün eski adı olması ve şaman sözcüğünün “şifacı, yardımcı, koruyucu” gibi anlamlarının, müzenin misyonlarıyla örtüşmesinden kaynaklanıyor. Baksı, Kırgız Türkçesi’nde şaman anlamına geliyor. Halk arasında yakın zamana kadar sürdürülen bazı alışkanlıklar, köyün uzak geçmişte şaman geleneğinden beslendiğini düşündürüyor.

İlgili Haberler


Benzer Haberler & Reklamlar