Arkeolog Nezih Başgelen: Arkeoloji, bilimsel bir uğraşdır

Arkeolog Nezih Başgelen: Arkeoloji, bilimsel bir uğraşdır

Arkeolojide Kaz-İşlet projesi hazırlıklarını eleştiren editör arkeolog Nezih Başgelen "Arkeoloji, bilimsel bir uğraşdır ve bir taşeronun hafriyat yapmasıyla benzerlik kurulacak bir uygulama değildir" uyarısı yaptı.

Önceki günlerde Turizm ve Kültür Bakanlığı'nın 2018 hedeflerini açıklayan Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş'un özel sektörün de arkeolojik kazılar yapabilmesine yönelik çalışma yaptıklarını açıklamasından sonra arkeologlar arasında konu tartışılmaya başlandı.

Türkiye'de arkeoloji yayıncılığının duayen isimlerinden, Arkeoloji ve Sanat Yayınları sahibi, Arkeoloji ve Sanat Yayınları editörü Arkeolog Nezih Başgelen, özel sektörün arkeoloji kazısı yapmasının gündeme getirllmesini endişe verici olarak yorumladı ve "Son zamanda devletimizin arkeolojik kazıları bilimsel bir uygulamadan çok, taşeronlara yaptırılan işler gibi görerek arkeolojide kaz-işlet modeli ile özel sektörün arkeolojik kazı yapabileceğini dile getirerek bu alanları devretmeyi dile getirmesi endise vericidir" dedi. 

"ARKEOLOJİ BİLİMİNİN UYGULAMA ALANLARINI HATIRLATMAKTA YARAR VAR"

Arkeolog Nezih Başgelen konuyla ilgili görüşlerini şu şekilde dile getirdi.

Son günlerde kaz-işlet modeli ile özel sektörün de arkeolojik kazı yapabileceği belirtildi. Arkeolojinin ve arkeolojik çalışmaların ne olduğu konusunda genel bir kavram karmaşıklığı olduğu izlendi.

Bu nedenle de özellikle ülkemiz açısından arkeolojinin anlam ve önemi ile arkeoloji biliminin uygulama alanlarının neler olduğunu tekrar hatırlatmakta yarar görmekteyiz: Arkeoloji, insanoğlunun dünyanın her tarafındaki yerleşimlerini araştırarak gelişiminin maddi kanıtlarını ortaya çıkaran ve uygarlık tarihinin izlerini gözle görülür duruma getiren bir bilim dalıdır.

Yaşadığımız coğrafyada ise arkeolojik kalıntılar, insanın dünyaya yayılmaya başladığı dönemden günümüze kadar Trakya ve Anadolu'ya yoğun bir biçimde yerleşildiğini ortaya koymaktadır. Bu açıdan ülkemiz arkeolojisi yakın çevremizdeki, dünya tarihine yön vermiş belli başlı uygarlıkların gelişim süreçlerinin aydınlatılması ve kazı bulgularının değerlendirilmesinde yadsınamaz bir öneme sahiptir.

"ARKEOLOJİ ÇALIŞMALARINDAKİ HATALARIN GERİ DÖNÜŞÜ YOKTUR"

Arkeoloji , uygarlık geçmişimizi anlamamızı sağlayan ve elde edilen sonuçlarla bilime, insanlığın bilincine yadsınamaz katkılarda bulunan bir uygulamadır. Yasalarımız gereği arkeolojik kazıları düzenleme yetkisi devlette - Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndadır. Türkiye'de bilimsel arkeolojik kazılar genelde akademisyenler ve devlet müzelerine bağlı elemanlar tarafından yürütülmektedir.

Bilimsel kazılar bir akademisyenin ya da bilim ekibinin sorumluluğunda geçmişi aydınlatmaya yönelik sürdürülen uygulamalar olarak arkeoloji bilimine veri sağlayan en önemli çalışmalardır.

Arkeolojik kazılarda bilim insanları çalıştıkları çeşitli alanlardaki bilimsel sorulara yanıtlar ararlar. Arkeolojik kazıların yapıldığı arkeolojik dolgular: ister antik yerleşim yerleri, ister prehistorik höyükler, tümülüsler ya da mağaralar olsun, geçmişten gelen bilgilerle dolu bir nevi uygarlık arşivleridir,i nsanlığın ortak bilincinin kayıtlarıdır. Bir arşive uzman olmayan birinin müdahalesi, oradaki en güzel-değerli evrakı bulup, gerisini yok etmeye yol açar. Tahribi yalnızca bu toprakların değil, tüm insanlığın geçmişini siler, yok eder.

Değerli kültür varlıklarına sahip olmak, bunlar ile övünmek kadar, bunları kullanılır bilgiye dönüştürmek, korumak, insanlığın yararına sunmak ve gelecek kuşaklara aktarmak sorumluluğunu da beraberinde getirir. Bu nedenle de arkeolojik dolgularda yapılan her türlü çalışma, geçmişe yapılan bilimsel müdahale olarak belirli yöntemler çerçevesinde çok dikkatli yapılmak zorundadır. Belli bilimsel normlara titizlikle uyulması gereken kazı çalışmalarında defineci gibi salt eser bulmaya yönelik hareket edildiğinde yapılacak hataların geri dönüşü yoktur. Bu açıdan bilim ekipleri çalışmalarını belirlenmiş bilimsel kriterlere uygun sürdürürken, kültür varlıklarını koruma sorumluluğunu üstlenen devletimizin de bu konuda en üst seviyede hassasiyet göstermesi bir gerekliliktir. Anayasamız da bilimin ve bilim insanının bürokrasi tarafından engellenmeden çalışmalarını sürdürmesi esasını kabul etmektedir.

"KÜLTÜR VARLIKLARI DA BİLİMSEL ÇALIŞMALAR DA ZARAR GÖREBİLİR"

Son zamanda arkeolojik kazıların bilimsel bir uygulamadan çok, taşeronlara yaptırılan işler gibi görülerek arkeolojide kaz-işlet modeli ile kazı yapılarak ilgili yerlerin işletilebileceğinin ve bu alanların devredilebileceğinin dile getirilmesi endişe vericidir. Normları ve kriterleri belirlenmemiş bu tarz uygulamalardan kültür varlıkları da, bilimsel çalışmalar da zarar görebilir. Arkeoloji, bilimsel bir uğraşdır ve bir taşeronun hafriyat yapmasıyla benzerlik kurulacak bir uygulama değildir.

arkeolojikhaber.com

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

arkeoloji haber, arkeoloji haberleri,

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


Diğer Haberler